Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/14089 E. 2010/10706 K. 01.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14089
KARAR NO : 2010/10706
KARAR TARİHİ : 01.11.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 13.7.2003- 13.5.2004 tarihleri arasında geçen sigortalı çalışmalarının tesbitiyle işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava davacının 13.7.2003-13.7.2006 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen eksik hizmetlerinin tespiti istemi ile bir kısım işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsiline ilişkindir.
Mahkemece, davacının 13.7.2003-13.7.2006 tarihleri arasında davalı Toprak Taş AŞ işyerinde çalıştığının ve bu sürede Kuruma bildirilmeyen eksik sürelerinin tespitiyle işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. ve 389. maddelerinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki,dava içinden davalar doğar,Hükmün hedefine ulaşılmasını engeller, Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Yargıtay’ın yerleşmiş görüşü de bu yöndedir (Hukuk Genel Kurulu’nun 19.6.1991 gün 323/391 sayılı ve 10.9.1991 gün 281-415 sayılı ve 25.9.1991 gün 355-440 sayılı kararları).
Dosyadaki belgelere göre davalı işverenin resmi ünvanı Topraktaş İnşaat Madencilik Ticaret ve Sanayi AŞ olduğu halde işverenin ünvanının hükümde “Toprak Taş AŞ” olarak, yine hükmün 2. bendinde işçilik alacaklarına hükmedilirken hangi davalı olduğu belirtilmeksizin “davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine” ve 4.bendinde yargılama ve avukatlık ücretinin hangi davalıdan tahsil edildiğine karar verildiği açıkca yazılmadan “davalı taraftan” yazılmak suretiyle infazı mümkün olmayacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1.ve 3. bentlerinde yer alan “Toprak Taş AŞ “ sözcüklerinin silinerek yerine ; “Topraktaş İnşaat Madencilik Ticaret ve Sanayi AŞ” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün 2. fıkrasında yer alan “ davalı taraftan alınarak” sözcüklerinin silinerek yerine;” davalı Topraktaş İnşaat Madencilik Ticaret ve Sanayi AŞ’nden alınarak” sözcüklerinin yazılmasına hükmün 4.bendinin 7.satırındaki “davalı taraftan” sözcüklerinin çıkarılarak “davalılardan” sözcüklerinin yazılmasına 4.bendin 4.satırındaki “davalı taraftan” sözcüklerinin çıkarılarak yerine “davalı … Başkanlığının sorumluluğu 279,20 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak” sözcüklerinin yazılmasına hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 1.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.