YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8753
KARAR NO : 2010/10892
KARAR TARİHİ : 04.11.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 20.4.1982-19.7.1993 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa sigortalısı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 20.04.1982-19.07.1993 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu … sigortalısı oluğunun ve 01.10.2009 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının 01.03.1980-31.12.1981 tarihleri arasında vergi kaydının, 19.07.1993 tarihinden itibaren devam eden oda kaydının bulunduğu; vergi kaydına göre 24.04.1991 tarihinde verilmiş giriş bildirgesi üzerine 20.04.1982 tarihi itibariyle …’a tescilinin yapıldığı, davacının tahsis talebinde bulunması üzerine yeniden yapılan incelemede 31.12.1981 tarihinde vergi kaydının sona ermesi nedeniyle sigortalılık başlangıç tarihinin, oda kaydının başladığı tarih olan 19.07.1993 tarihine çekildiği; davacının ihtilaflı dönem olan 20.04.1982-19.07.1993 tarihleri arasındaki döneme ait primlerini 2002 yılında ödediği anlaşılmaktadır. Kurumun bu primleri 7 yıl boyunca kullanmış olması nedeniyle mahkemece davacının ihtilaflı dönemde zorunlu … sigortalısı olduğunun kabulü doğrudur. Ancak davacının 01.02.1989-10.03.1990 tarihleri arasında ihtilaflı dönemle çakışan 396 günlük 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı kaydının bulunduğu, buna göre davacının iki ayrı Sosyal Güvenlik Yasasına tabi hizmetinin çakıştığı, mahkemece çakışan 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı çalışmaların dışlandığı görülmektedir.
“Çakışan sigortalılık sorununu” gerek 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 1479 Sayılı … Kanunu birbirlerine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp, sigortalının önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır. Yasa sistemimize göre bir kimsenin Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamına girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında, başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması gerekir. Anılan yasanın 3. maddesinin I.(F) bendinde “Kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanların”, (K) bendinde ise, “Herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların” sigortalı sayılmayacağı belirtilmiştir. Aynı şekilde 1479 Sayılı … Kanununun 24. maddesinin I. ve II. fıkralarında da bir kimsenin … kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında, başkaca sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması koşulu getirilmiştir.
Bütün bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp, önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığa geçerlik tanınmaktadır (03.10.2001 gün ve E: 2001/21-627, K: 2001/659 Sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı). Bu nedenlerden dolayı davacının 20.04.1982 tarihinde başlayıp kesintisiz devam eden … zorunlu sigortalılığına geçerlilik tanınarak, 01.02.1989-10.03.1990 tarihleri arasında da … sigortalısı kabul edileceği, 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılığın iptali gerekeceği ve yaşlılık aylığı koşullarının da buna göre değerlendirilmesi gerektiği ortadadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.11.2010 gününde oy birliği ile karar verildi.