YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/32772
KARAR NO : 2013/26147
KARAR TARİHİ : 21.11.2013
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVA :Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram genel tatili ve izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı … sözleşmesini haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, Senatoryum hastanesinin yemek işinin ihale süresi dolunca, davacının yeni ihaleyi alan şirket nezdinde çalışmaya devam ettiğini bu nedenle alacak isteklerinin reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece işyeri devri nedeniyle çalışmaya devam edildiğinden kıdem ve ihbar tazminatı ile izin ücreti alacağı isteklerinin reddine diğer isteklerin bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı ve davacı vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatilinde çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddialarını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Talep edilen alcaklarla ilgili ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda seri nitelikte açılan aynı mahiyetteki davaların aynı gün yapılan temyiz incelemelerinde her bir işçinin görevlerinin farklı olduğu (kasap, depocu, garson aşçı yard vb), davalı tanıkları tüm çalışanların mesasinin sona erme saatlerini 15:00-16:00 olarak beyan etmeleri, menfaat birliktelikleri olan davacı tanıklarının ise aynı konuda 18:00-19:00 saatleri ifade etmeleri çelişki oluşturmuştur. Bu çelişki mahkemece giderilememiş ise de dosya kapsamına, yapılan işlerin özelliğine, işyerinin resmi kurum olmasına göre mesai saatlerinin 8:00-17:30 saatleri kabul edilerek fazla mesai alacaklarının belirlenmesi gerekir.
SONUÇ : Temyiz olunan mahkeme kararının yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi