Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/11299 E. 2013/21915 K. 26.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11299
KARAR NO : 2013/21915
KARAR TARİHİ : 26.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Kasım 1993-Aralık 2007 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı ve davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının Kasım 1993-Aralık 2007 tarihleri arasında davalı işverenin yanında geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, 01/11/1993 tarihi ile 31/08/1997 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak işyeri tarafından sigortalının çalıştığı sürelerin kuruma bildirilmiş olması nedeniyle reddine, diğer dönemlere ilişkin talebin ise hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının … İnşaat San. Ltd. Şti. adına tescilli işyerlerinde 01/12/1993 – 05/08/1994, 01/03/1996 – 31/05/1996 ve 05/02/1997 – 31/08/1997 tarihleri arasında geçen sigortalı çalışmalarının Kuruma bildirildiği, talep edilen dönemde değişik işyerinden bir kısım çalışmalarının bildirildiği, … İnşaat Ltd. Şti.’nin 16/08/2005 tarihinde tasfiyeye girdiği,tasfiye sürecinin tamamlanması nedeniyle ortaklar kurulunun 05/12/2006 tarihli kararıyla 05/12/2006 tarihinde şirketin feshine karar verildiği ve feshin 0612/2006 tarihinde kayıt ve tescil edildiği anlaşılmaktadır.
506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddelerine göre Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır. Yasada yer alan 5 yıllık süre hak düşürücü olup mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerektiği gibi davacının aynı işyerinde çalışmasını sürdürmesinin veya 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin, kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeği de ortadadır.
İşverenin, çalıştırmış olduğu sigortalılara ait hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği Kanun’un 79/1.maddesinde açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin dördüncü kısmında işverence verilecek belgeler düzenlenmiştir. Bunlar, aylık sigorta primleri bildirgesi (SSİYön.Madde16) , dört aylık sigorta primleri bordrosu (SSİYön. Madde 17), sigortalı hesap fişi (SSİY. Yön. Madde 18) vs.dir. Yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması halinde artık Kanun’un 79/10 (eski 8) maddesinde yer alan hak düşürücü süreden söz edilemez. Yargıtay uygulamasında anılan maddenin yorumu geniş tutulmakta; eğer sayılan belgelerden birisi işveren tarafından verilmişse burada Kurumun işçinin çalışmasından haberdar olduğu ve artık hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği kabul edilmektedir.
Maddede belirtildiği üzere yönetmelikle tespit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi) verilmesi durumunda hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi çalışmaların sigorta müfettiş raporu ile saptanması durumunda da hak düşürücü sürenin geçtiğinden sözedilemeyeceği açıktır. Davacıya ödenen ücretten sigorta primi kesilen hallerde, davacının iş ve sosyal sigorta mevzuatının öngördüğü sigorta hak ve yükümlülüklerini yerine getirmesi nedeniyle Kurumun Yasa’dan kaynaklanan denetim ve inceleme görevini yapmaması karşısında hak düşürücü sürenin işlemeyeceği kabul edilmelidir.
Davacının sigortalı çalışmalarının Kuruma kısmen bildirildiği hallerde, eksik bildirimlere yönelik olarak açılan davada hak düşürücü süre işlemeyecektir. (Hukuk Genel Kurulunun 23.06.2004 gün ve 2004/21-369 E, 2004/371 K. sayılı kararı )
Öte yandan, davada sıfat, tarafın dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf ehliyeti dava şartlarından olup yargılamanın her safhasında re’sen gözönünde tutulması gerekir. Taraf sıfatının bulunmaması halinde dava, sıfat yokluğundan (husumet yönünden) reddedilecektir.
Hizmet tespiti davalarında, davacının tespitini istediği çalışmanın geçtiği işyerinin sahibi olan gerçek ya da tüzelkişi işveren, Sosyal Güvenlik Kurumu ile zorunlu dava arkadaşıdır. Hal böyle olunca, işveren dışındaki gerçek ya da tüzelkişilere bu davada husumet yöneltilemez.
Somut olayda, davacının 01/12/1993-05/08/1994 , 01/03/1996-31/05/1996 ve 05/02/1997-31/08/1997 tarihleri arasında geçen sigortalı çalışmalarının … İnş. Ltd. Şti. adına tescilli işyerlerinde geçtiği ve talep ettiği dönemde davacı adına sigortalı çalışma bildiren diğer işyerlerinin bir kısmının bina inşaatı işyerleri olmasına rağmen, bu işyerleri ile … İnş. Ltd. Şti. veya davalı … arasında organik bir bağ olup olmadığı veya davacı adına hizmet bildirilen inşaat işyerlerinin … İnş. Ltd. Şti. veya davalı … tarafından yaptırılıp yaptırılmadığı usulünce araştırılmamıştır. Çalışmanın kesintisiz devam etmesi durumunda hak düşürücü süreden bahsedilemez. Öte yandan, davacının bir kısım çalışmalarının … İnşaat Ltd. Şti. adına tescilli işyerlerinden bildirilmiş olması ve bir kısım tanıkların da davacının … Ltd. Şti.’nde çalıştığını beyan etmelerine rağmen husumet konusu açıklığa kavuşturulmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davalı Kurumdan davalı … adına tescilli bir işyeri bulunup bulunmadığını sormak, davacının çalışmalarının geçtiği işyerini tespit etmek, davacının çalışmalarının geçtiğini iddia ettiği işyerinin … Ltd. Şti.’ne ait olduğunun anlaşılması halinde davacıya şirketin ihyasını sağlamak amacıyla dava açması için uygun süre vermek, talep ettiği dönemde davacı adına sigortalı çalışma bildiren işyerleri ile … İnş. Ltd. Şti. veya davalı … arasında organik bir bağ olup olmadığı ve davacı adına hizmet bildirilen inşaat işyerlerinin … İnş. Ltd. Şti. veya davalı … tarafından yaptırılıp yaptırılmadığını araştırmak, bu işyerlerinden uyuşmazlık konusu dönemleri kapsayacak şekilde çalışması bildirilen bordro tanıklarını resen tespit edip dinlemek, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile yine uyuşmazlık konusu dönemi kapsayacak şekilde tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının ve davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine
26/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.