Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/13313 E. 2009/37 K. 15.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13313
KARAR NO : 2009/37
KARAR TARİHİ : 15.01.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Raziye Ünal gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında imzaladıkları 3.12.2002 tarihli sözleşme ile Kuşpınar Mah. 156 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın 108.000 USD’ye davalıdan satın aldığını ve 55.000 USD’nin peşin ödendiğini, bakiye bedelin de tapu devri sırasında ödendiğini, ne var ki arsa üzerine inşaat ruhsatı alınması çalışmaları sırasında taşınmazın başkasına ait olduğunun ve davalının sahte vekaletname düzenleyerek tapuda işlem yaptığının anlaşıldığını, tapunun iade edildiğini, davalı hakkında ceza davası açıldığını, ileri sürerek 108.000 USD ‘nin ve 730 YTL masrafın faizi ile tahsilini istemiştir.,
Davalı, satıcı değil aracı olduğunu, vekaletnamenin sahteliğinden sorumlu tutulamayacağını, tapudaki satış bedelinin 23.000,00 YTL olduğunu, belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, harici sözleşmesinin taraflar arasında olduğunu ve bu sözleşme gereğince davalıya ödenen bedelin 55.000 USD olup, haksız fiili ceza dosyası ile de sabit olan davalının bu miktardan sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın 55.000 USD üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi, davacı 156 ada (1) parselde kayıtlı taşınmazı davalıdan harici sözleşme ile 108.000 2008/13313-2009/37
USD’a satın aldığını, 55.000 USD’nın peşin ödendiğini ve bakiyesinin de resmi tapu devrinden sonra ödendiğini, ancak, davalının bu işlemi sahte vekaletname ile gerçekleştirdiğinin anlaşıldığını ileri sürerek ödenen bedelin ve yapılan masrafların tahsili için eldeki davayı açmıştır. Dosyaya ibraz edilen 3.12.2002 tarihli harici satış sözleşmesinde davacının alıcı davalının ise satıcı olduğu taşınmaz bedelinin 108.000 USD olarak kararlaştırıldığı ve 55.000 USD’nin aynı tarihte davalıya ödendiği ihtilafsız olduğu gibi, bilahare 9.12.2002 tarihinde harici sözleşmeye konu edilen taşınmazın davacının ortağı olduğu … İnş. Müh. Ltd. Şti. adına resmi şekilde devir edildiği ve bakiye satış bedelinin de davacının oğlu olduğu anlaşılan şirketin yetkili müdürü Hüdaverdi tarafından ödendiği dosya kapsamı ile sabittir. Olay ile ilgili davalı ve dava dışı … hakkında açılıp keşinleşen ceza dvasında sanıkların birlikte hareket ederek sahte olarak tanzim ettikleri vekaletnameyi kullanarak şirketi 88.000 USD ve 20.000 Euro dolandırdıkları kabul edilmiş ve davalı ve diğer sanık sahte evrak tanzimi ve dolandırıcılıktan mahkum olmuşlardır. Taraflar arasında düzenlenen 3.12.2002 tarihli sözleşmenin ifası sırasında davalının haksız fiili ile davacının zarara uğradığı açık ve belirgindir. Böyle olunca bakiye satış bedelinin davacının oğlu tarafından yapılmış olması veya tapudaki devir işleminin davacının isteği doğrultusunda sahibi olduğu şirket adına yapılması da sonuca etkili değildir. Zira sonraki ödemelerin de davacı adına yapıldığının kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, davalının davacının tüm zararından sorumlu olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 550.00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 3.695.23 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 15.1.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.