YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13919
KARAR NO : 2012/7379
KARAR TARİHİ : 13.04.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili , iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş güvenliğini tehlikeye düşüren nitelikte davranışları sebebi ile feshinin gerçekeştirildiği ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II madde uyarınca iş sözleşmenin feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece uzun süreli çalışma sırasında işçinin sürekli olarak hatasız şekilde çalışabilmesinin beklenemeyceke bir durum olduğu, davacıya verilen ihtarların ve önceki cezaların ölçülülük ilkesinin uygulanmasını bertaraf edecek nitelikte ve bulunduğu iş sözleşmesinin feshinin davacının eylemlerine oranla hakkaniyet uygun olmayan ve ağır bir ceza olması gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı ve geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda davacı 02.07.2008- 19.04.2010 tarihleri arasında araç muayene uzmanı olarak çalışmıştır. Davacının 09.07.2009 tarihinde operasyon sahasına geç gelmesi sebebi ile yazılı uyarı cezası aldığı, 30.09.2009 tarihinde … ve …. plakalı araçların muayeneleri esnasında kişisel koruyucu ekipmanı kullanmadığı, araçların arka tarafını kaldırmadığı için kınama cezası aldığı, 12.02.2010 tarihinde araç muayenesinde iş güvenliği ekipmanlarını kullanmadığı için ağır kınama cezası aldığı, 08.04.2010 tarihinde kanalda muayene işlemi gerçekleştirilen … plakalı kamyon hareket halinde iken sol tarafına çıkıp araç ile kanalda ilerlediği iş güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde hareket ettiği için iş sözleşmesi 4857 sayılı Kanun’un 25/II hükümleri gereği haklı nedenle feshedilmiştir. Araç muayene işinin özellikleri dikkate alındığında davacının feshe konu davranışları işyerinde tehlike ve olumsuzluklara yol açmıştır. Davacının eylemlerinin nitelik ve ağırlığı ile tekrar etmiş olması Haklı fesih boyutunda olmamakla birlikte geçerli fesih sebebidir. Davanın reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 630,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 13.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.