YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13317
KARAR NO : 2011/8373
KARAR TARİHİ : 24.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01.02.1983-22.03.1985 tarihleri arasında kabul edilmeyen günlerin zorunlu ve isteğe bağlı … sürelerine sayılmasına ve 20.04.1982 tarihinde başlayan … sigortalılığına eklenmesine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, Haziran 2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava davacının 01.02.1983-22.03.1985 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında … sigortalısı olduğunun ve 01.07.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuç eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğundan doğru değildir.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren ve davanın yasal dayanağını oluşturan Mülga 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa, …’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.
Davacın 1984 yılında kurum tarafından resen , 20.04.1982 tarihi itibariyle … sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, 1996 yılında vergi ve oda kaydının bulmadığı ve bir kısmı da askerlik süresi içersinde kalan 01.02.1983-22.03.1985 tarihleri arasında kalan sürenin kurumca terk sayıldığı diğer süreleri ile birlikte 26.06.2009 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, askerlikte geçen 02.1983-02.11.1984 tarihleri arasındaki süreyi 26.06.2009 tarihinde kuruma borçlandığı uyuşmazlık konusu değildir .dava ki sorun davacının askerlik süresi dışında kalan ve yasal kayıtlarının bulunmadığı 02.11.1984- 22.03.1985 tarihleri arasında kalan süreye ilişkin primin Kurumca alınıp alınmadığı ile ilk tahsis talep tarihin de yaşlılık aylığı şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Davalı Kurum’un geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması ve daha sonra davacının sigortalılığını iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Sosyal güvenlik kurumlarının anayasal görevlerini yerine getirirken, sigortalılara karşı olabildiğince yasal haklarını hatırlatması ve bu durumlarını izlemesi zorunlu görev olarak ortaya çıkar. …’un bu anayasal sosyal güvenlik ödevinin gereği olarak, sigortalısını uyarmaması sonucu, primleri tahsil edilen sürelerin 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.1997 gün ve E: 1997/10-578, K: 1997/758; 24.09.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 K ve 03.12.2008 gün ve 2008/10-732 E ,2008/736 K sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Yapılacak iş, uyuşmazlık konusu olan ve askerlik süresi dışında kalan 02.11.1984-22.03.1985 tarihleri arasında kalan süreye ait primlerin davacı tarafından 1992 ya da 1997 yıllarında çıkartılan prim yapılandırma yasaları ile ödenip ödenmediğini kurumdan sormak,ödenmiş ise ödenen primlerin uyuşmazlık konusu dönem yönünden MK.2 madde gereğince sigortalılık süresi olarak kabul edip davacının askerlik borçlanma süresi de dikkate alınarak ilk tahsis talep tarihine göre yaşlılık aylığı şartlarının olup olmadığını yöntemince tespit edip gerektiğinde iş ve sosyal güvenlik konularında uzman bir bilirkişiden rapor aldıktan sonra oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,24.10.2011 günü oybirliği ile karar verildi.