Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/15910 E. 2010/12404 K. 13.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15910
KARAR NO : 2010/12404
KARAR TARİHİ : 13.12.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 13.07.1988 tarihinden itibaren … sigortalısı olduğunun tespiti ile emekli aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere göre , davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacının 13.07.1998 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasaya tabi … sigortalı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanarak birikmiş aylıkların faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulü ile davacının sigortalılık başlangıcının 10.06.1988 olarak kabul edilip, 26.08.2008 dava tarihi itibari ile yaşlılık aylığına hak kazandığının ancak prim borcu var ise bunun yatırılması koşuluyla takip eden ay başı olan 01.09.2008 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Hüküm, davanın açıldığı tarihteki maddi ve hukuki duruma göre verileceğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa göre, şarta bağlı biçimde karar tesis edilmesi mümkün değildir.
Yapılacak iş, davacının varsa prim ve gecikme zammı borcunun davalı Kurumdan sorularak, Kurum tarafından bildirilecek prim borcu ve gecikme zammını ödemesi için davacıya mehil vermek, davacının prim borcu ve gecikme zammını yatırması halinde prim borcu ve gecikme zammının Kuruma yatırılış tarihini takip eden aybaşından itibaren davacıya aylık bağlanması gerektiğinin tesbitine, aksi halde yani, verilen mehil içinde prim borcu ve gecikme zammının yatırılmaması halinde ise, aylık bağlanması talebinin reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde şarta bağlı hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,13.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.