YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18443
KARAR NO : 2013/6880
KARAR TARİHİ : 08.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; 09.03.2004 tarihinde geçirdiği iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece;maddi ve manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından,Kurum tarafından iş kazası olarak kabul edilen zararlandırıcı olayda %80 oranında davalı işveren …, %20 oranında ise vefat eden sigortalı Metin Aşçı’nın kusurlu olduğu,davacıların tazminat isteklerine olay tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep ettikleri buna karşılık mahkemece hüküm altına alınan tazminatlar için faiz kararlaştırılmadığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı H.M.K’nın 297/2 maddesi “Hükmün sonuç kısmında,gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin,taleplerden her biri hakkında verilen hükümle,taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların,sıra numarası altında;açık,şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.” hükmünü içermektedir. Buna göre Mahkemelerin taleplerden herbirini karşılama yükümlülüğü vardır.
Bu açıklamadan olarak somut olayda, 19.01.2012 tarihli kararda davacıların faiz istemi bakımından olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerde;
1) Kararın 2004/592 Esas Sayılı Dosya yönünden hüküm tesis olunan 1 numaralı fıkrasına yeni bir bend olarak “Hüküm altına alınan tazminatlara olay tarihinden geçerli olarak yasal faiz uygulanmasına” ibaresinin eklenmesine
2) Kararın 2004/593 Esas sayılı Dosya yönünden hüküm tesis olunan 2 numaralı fıkrasına yeni bir bend olarak “Hüküm altına alınan tazminatlara olay tarihinden geçerli olarak yasal faiz uygulanmasına” ibaresinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 08/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.