YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9474
KARAR NO : 2010/10661
KARAR TARİHİ : 01.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 14.4.1993-4.10.2000 tarihleri arası çalışmayan dönemlerde tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, 14.04.1993-04.10.2000 tarihleri arasındaki Tarım … sigortalılığının geçerli olduğunun, 01.09.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin 14.04.1993-04.10.2000 tarihleri arasında 506 sayılı Yasaya tabi çalışma süresi dışında davacının Tarım … sigortalılığının geçerli olduğuna ilişkin kabulü doğrudur. Yaşlılık aylığına ilişkin karar da ise hata yapıldığı görülmektedir.
Davanının yasal dayanağının oluşturan 2926 sayılı Yasa’nın Ek 3.maddesi delaletiyle 1479 sayılı Yasanın 35 ve geçici 10/c maddeleri gereğince davacının yaşlılık aylığına hak kazanabilmesi için tahsis talebinde bulunması, 15 tam yıl prim ödemesi ve 57 yaşının bitirmiş olması gerekmektedir. Somut olayda, davacının 01.01.1985 – 14.04.1993, 10.05.1993 – 04.10.2000 tarihleri arasında primleri ödenmiş Tarım … sigortalılığı ile 1993 yılında 21 gün zorunlu SSK’lı çalışması karşılığı 15 yıl, 9ay, ..gün primli günü olduğu, 29.08.2008 tarihli Kuruma verdiği dilekçe ile yaşlılık aylığı talebinde bulunmuş ise de, 1961 doğumlu olan davacının yaş koşuluna sahip olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın davacının yaşlılık aylığı şartlarının ne şekilde oluştuğu, dayanakları karar yerinde gösterilip tartışılmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.