Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/11268 E. 2013/21187 K. 19.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11268
KARAR NO : 2013/21187
KARAR TARİHİ : 19.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, murisi iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda … nedenlerle, 85.000,00.-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davalılardan … Plastik Otomotiv Makine İmalat Sanayi Ve Ticaret A.Ş. vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19/11/2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan … Plastik Otomotiv Makine İmalat Sanayi Ve Ticaret A.Ş. vekilleri Av…. ile Av…., davalılardan … ve … Mühendislik İnşaat Sanayi Ve Tic.Ltd.Şti. vekilleri Av…. ile karşı taraf vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacıların tüm, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava 19.02.2001 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalılardan … Plastik Otomotiv Mak İmalat San Tic AŞ’nin asıl işveren olarak kusuru bulunmasa bile tazminattan sorumlu olacağı, Davacı annenin iş kazası sonucu ölüm nedeniyle gelir bağlanması için SGK Başkanlığına başvurması sağlanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ve manevi tazminatların fazla olduğuna ilişkin Dairemizin bozma ilamına Mahkemece, uyulmasına karar verilerek, davacı anne bakımından maddi tazminat istemli davanın tefriki ile yapılan yargılama sonunda, davacı baba ve … bakımından bozma öncesi gibi maddi tazminat isteminin reddine, anne ve babanın manevi tazminat istemlerinin kabulüne, davacı kardeşlerin manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ve davalı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemenin maddi tazminat isteminin reddi ile … bakımından manevi tazminatın takdirine ilişkin kararı uyulan bozma ilamına da uygun olup isabetlidir. Anne ve baba yararına manevi tazminatın takdirinde ise hata yapıldığı ve manevi tazminatın fazla takdir olunduğu görülmektedir.
Davacıların çocuğu ve kardeşi olan sigortalı Yasin Keskinbalta’nın öldüğü iş kazasında sigortalının % 20, davalı alt işverenin % 80 oranında kusurlu olduğu, davalı asıl işverenin kusurun bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır..
Gerek mülga B.K’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı T.B.K’nun 56. maddesi hükmüne göre Hakim: ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir. Hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı anne ve babadan her biri yararına hüküm altına alınan 35.000,00’er TL manevi tazminatın fazla olduğu açıkça belli olmaktadır.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, manevi tazminatların takdirinde yanılgıya düşülerek ve özellikle davacı anne ve baba yararına manevi tazminatların fazla takdiri suretiyle … şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, davalılar yararına takdir edilen 990.00.-TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 19/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.