YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1984
KARAR NO : 2013/7042
KARAR TARİHİ : 09.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 21.02.2004-19.10.2006 tarihleri arasında davalı apartmanda kapıcı olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir
Davanın kabulü ile, davacının davalı apartmanda kapıcı olarak 21/02/2004-01/05/2006 tarihleri arasında asgari ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden;davalı apartmanın 10 haneli olup,2 dairesinin konut, 8 dairesinin işyeri olduğu,apartman karar defterinde 01.05.2006 tarihinde apartman ortak kullanım alanını kullanmakta olan davacının tahliyesine karar verildiği,davalı apartman ile aynı sokaktaki binada kapıcı olduğunu söyleyen tanığın davacının 2005-2007 arası davalı apartmanda çalıştığını söylediği,yine davacı ile aynı köylü olan başka bir tanığın ise davacının davalı apartmanda 3-4 ay çalıştığını söylediği anlaşılmaktadır.Tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş,dava konusu dönemde davalı apartmanda ikamet eden bina sakinleri ile binada bulunan işyeri sahipleri ve işyerlerinin bordrolu çalışanlarını dinlemek,zabıta marifetiyle tespit olunacak komşu apartman kapıcıları, yöneticileri, varsa dava konusu apartmana yakın bakkal ve diğer işyerlerinin çalışanlarını dinleyerek, davacının davalı apartmanda çalışıp çalışmadığını, çalışmış ise tüm mesaisini davalı apartmana hasredip etmediğini, davacının davalı apartmanın kapıcı dairesinde ücret karşılığında oturup oturmadığını, mahallinde keşif yapılarak çalışmanın part-time olup olmadığını alınacak bilirkişi raporuyla davacının çalışmasının niteliğini hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta saptayarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı …’ne iadesine 09.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.