Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/13956 E. 2012/7290 K. 13.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13956
KARAR NO : 2012/7290
KARAR TARİHİ : 13.04.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini Istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli ve haklı neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalılar vekili; davacının İncekara Holding büynesinde yer alan davalı … Tic A.Ş’ de 02.06.1997 tarihinde çalışmaya başlayıp, 01.09.2002 tarihinden itibaren diğer davalı … Tic. Ltd. Şti.’nde çalışmaya devam ettiğini, davacının diğer davalı …’ de çalışmadığını, davacının disiplinsiz davrandığını, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesinin (h) bendi gereğince yapmakla görevli bulunduğu görevlerini yapmamakta ısrar etmesi üzerine de haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı işverenliklerin aynı kişilere ait aynı yerde faaliyet gösteren ve aynı işi yapan şirketler olduğu, aralarında organik bağ bulunduğu, davacının her iki şirket bünyesinde Olimpus marka tek bir ilacın tanıtım ve pazarlama işinde çalıştığı, davalıların tek bir işverenlik olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacının iş akdinin davalı işverenlikçe davranışları ve performans yetersizliği nedeniyle feshedildiği, davacının savunmasında isnat edilen hususları kabul etmediği, davalı işverenliğin feshe konu edilen hususları usulünce ispatlayamadığı nedenleriyle feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, davacının 02.06.1997-01.09.2002 arası …. Ticaret A.Ş. işyerinde, 01.09.2001-21.07.2009 arası … Tic. Ltd. Şti.’nde çalıştığı, en son görevinin grup satış sorumluluğu olduğu, iş sözleşmesinin, şifahen ve gerekse 26.12.2008, 06.05.2009 ve 20.05.2009 tarihli disiplin cezası bildirimleri ile davacıya yapmakla ödevli olduğu görevlerinin hatırlatılmasına ve yazılı olarak 3 defa uyarımasına rağmen saat 7.30 olan mesaisine riayet etmeyerek defalarca mesaiye geç geldiği, müşterilere şirketten gitmediği, mesai saatleri dahilinde yaptığı tüm işlemleri zamanında doğru ve eksiksiz olarak takım çalışması kayıtlarına girmediği nedenleriyle iş sözleşmesinin ortaklar kurulunun 20.07.2009 tarihli kararı ve 4857 sayılı Kanun’un 25/II-h maddesi gereğince 21.07.2009 tarihi itibariyle haklı nedenle bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedildiği, davacıya 17.12.2008 tarihinde, Selimiye Devlet Hastanesine Olympus AU640+İSE model otoanalizör sistemi kurulumu ihalesi şartnamesinde yer almayan ancak hastane yönetiminin ihaleye girecek firmalardan cihazlarda çalışacak bir teknisyen taleplerinin olduğu, ihalenin şirket uhdesinde kaldığı takdirde 1 adet teknik elemanın tüm masraflarının şirket tarafından karşılanacağına dair 03.11.2008 tarihinde taahhütte bulunulduğu belirtilerek, 03.11.2008 tarihinde verilen yazılı taahhüt onayının kimden alındığı (takım çalışması kayıtlarına eklenen taahhütte herhangibir imza bulunmadığından) anlaşılamadığı, verilen taahhüdün takım çalışması kayıtlarına (16.12.2008 tarihinde eklenmiş) girilmemesinden ötürü ihaleyle ilgili 17.11.2008 tarihinde hazırlanan “verilecek yaklaşık maliyet tablosuna” eklenmediğinin tesbit edildiği belirtilerek davacının savunmasının istendiği, davacının savunmasında, taahhüt olmadan sartname satın alınamadığı için sorumlu kişinin acilen bölgeye yola çıkacağını söylemesi nedeniyle amirinden sözlü olarak onay alındığını ve taahhütnamenin kendisi tarafından imzalandığını, konuyla ilgili girişlerin yapılmadığı fark edilerek girişin sonradan yapıldığını, bu konuda ilgilisinin uyarı aldığını, takım çalışması kayıtlarının süresinde yapılıp yapılmadığını zamanında kontrol etmediğini beyan ettiği,davacıya hatanın ihaleden önce farkedildiği ve şirketin zarara uğramadığı belirtilerek, takım çalışması giriş kontrollerini davacının zamanında yapması, eksiklikleri gidermesi konusunda 26.12.2008 tarihinde disiplin cezası bildirimi ile uyarıldığı, 27.04.2009 tarihinde, 16-17/03/2009 tarihlerinde hiç işe gelmediği, 18-19/03/2009 tarihlerinde takım çalışmasına gereken kayıtları yapmadığı, 23.03.2009 tarihinde işe gelmediği, 24.03.2009 tarihinde işe gelmediği, takım çalışması kayıtlarına göre Göztepe Eğitim Araştırma Hastanesine gittiği, 25.03.2009 tarihinde işe gelmediği, Bursada ihaleye katılıp takım çalışmasın da gerekli kayıtları girmediği, 26.03.2009 tarihinde işe gelmediği, 27.03.2009 tarihinde 14:07’de işe gelmediği, 16.07.de müşteriye gidip geri dönmediği belirtilerek davacının savunmasının istendiği.davacının savunmasında, işe gelmediği günlerde sadece şirkete gelmediğini, iş amaçlı ziyaretlerde bulunduğunu, ailevi sorunları nedeniyle çalışma disiplininde bazı sorunlar oluştuğunu kabul ettiğini, psikolojik destek almaya başladığını, ağır depresyon tedavisi gördüğünü, tüm bunlara rağmen çalışmalarını aksatmadığını, ziyaretleri tam yaptığını, işe geliş gidiş ve ziyaretleri sisteme giriş konusunda ihmali olduğunu beyan ettiği, davacının 06.05.2009 tarihinde disiplin cezası bildirimi ile uyarıldığı, görevlerinin tekrar bildirildiği, aksi durumda tazminatsız olarak işten çıkarılacağı belirtildiği, 04.05.2009 tarihinde, mesaiye dikkat etmeme, işe gelmeme ve takım çalışması kayıtlarını süresinde girmeme nedeniyle davacının savunmasının alındığı, davacının bir önceki savunmasını tekrar ettiği, 20.05.2009 tarihinde uyarıldığı, yapması gereken işlerin tekrar hatırlatıldığı, 17.07.2009 tarihinde, disiplin kurulunca, davacının 22.05.2009-15.07.2009 tarihleri arasında (23 ayrı olayla ilgili) işe geliş ve gidiş saatlerine uymayarak şirkete geç geldiği, müşteriye şirketten gitmediği,mesai saatleri içinde yaptığı tüm işlemleri takım çalışması kayıtlarına girmediği belirtilerek işten çıkarılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının yukarıda anılan usulsüz eylemlerin 4857 sayılı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmasa da, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlar niteliğinde oldukları, bu olumsuz davranışların işyeri düzenini bozduğu ve işyerinde olumsuzluklara yol açtığı anlaşıldığından geçerli nedenle fesih şartlarının oluştuğu düşünülmeden davanın reddi yerine kabulüne dair yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 13.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.