YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4583
KARAR NO : 2011/3865
KARAR TARİHİ : 26.04.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 25.9.2009 tarih … nolu kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde mahkemenin görevsizliğine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacı şirketin iş yerinde Kurum memurlarınca tutulan tutanağın gerçeği yansıtmadığı iddiasına dayalı davalı Kurumun 25.09.2009 tarih ve … sayılı kararının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının tutanağın iptalini istemedeki amacının idari para cezasının iptalini sağlamak olduğu gerekçesi ile Sulh Ceza Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Kurum Memuru … tarafından düzenlenen 31.08.2009 tarihli tutanakla “davacı şirket adına işlem gören … sicil nolu iş yerinde …, … ve … isimli kişilerin fiilen çalışmakta olduğunun” tespit edildiği, sözkonusu tutanağın adı geçen işçiler tarafından imzalandığı, 17.08.2009 tarihli SGK Müfettiş raporu ile davacı şirketin işe giriş bildirgelerinin engeç sigortalının çalışmaya başaladığı tarih olan 15.12.2008 tarihine kadar kuruma verilmesi gerektiği, bildirgenin kuruma verilip verilmediğinin araştırılarak verilmediğinin anlaşılması halinde iş yerinin 15.12.2008 tarihinden itibare 506 sayılı Yasa kapsamına alınması, iş yeri bildirgesinin süresi içinde verilmediğinin anlaşılması halinde 5510 sayılı Yasanın 102/b maddesi uyarınca İPC uygulanması, çalışmaları tespit edilen işçilerin çalışmalarının Kuruma bildirilip bildirilmediğinin araştırılması bildirilmediğinin tespiti halinde resen düzenlenerek işveren hakkında İPC uygulanması gerektiği görüşünü bildirdiği, Mahkemece Kurumdan dava konusu edilen 25.09.2009 tarih ve … numaralı kararın onaylı örneğinin istendiği, 24.02.2011 tarihli Kurum yazı ile “25.09.2009 tarih ve … sayılı yazı hakkında daha açıklayıcı bilgi verildiği takdirde gönderileceğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Yasanın 86.maddenin 7. fıkrasında Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının, fiilen yapılan denetimler sonucunda çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde bu belgelerin Kurumca resen düzenleneceği ve muhteviyatı sigorta pirimlerinin Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edileceği, işverenin bu maddeye göre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili Kurum ünitesine itiraz edebileceği, itirazın takibi durduracağı, itirazın reddi halinde işverenin kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabileceği, mahkemeye başvurmanın prim borcunun takip ve tahsilini durdurmayacağı, ll.fıkrasında ise bu maddede belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde ise 102.maddeye göre işlem yapılacağı, 102.maddesinin 4.fıkrasında idari para cezalarının ilgiliye tebliğ ile tahakkuk edeceği, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kurumca ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılacağı veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebileceği, itirazın takibi durduracağı, Kurumca itirazı reddedilenlerin, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yetkili idari mahkemesine başvurabilecekleri, bu süre içinde başvurunun yapılmaması halinde idari para cezasının kesinleşeceği bildirilmiştir.
Davacı şirket kurum memurunca tanzim edilen tutanağa karşı 19.10.2009 tarihinde itiraz ettiklerini bildirerek 25.9.2009 tarih ve … Sayılı Kurum kararının iptalini istediğinden yapılacak iş öncelikle tutanağın davacı şirkete tebliğine, davacı şirketin itirazına, davalı Kurumun 25.9.2009 tarih ve … sayılı kararını ve bu kararın davacı şirkete tebliğine ilişkin tüm belge ve evraklar getirtilerek davacının yaptığı itirazın mahiyeti, Kurumun 25.9.2009 tarihli kararının prim veya idari para cezası ile ilgili olup olmadığını belirlemek, yalnızca idari para cezası ile ilgili olduğunun belirlenmesi halinde davaya bakmaya adli yargı yeri değil idari yargı yeri görevli olduğundan dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar vermek, kararın prim ve idari para cezası ile ilgili olduğunun anlaşılması halinde Kurumun 25.9.2009 tarihli kararının idari para cezasına ilişkin bölümünün iptaline ilişkin davanın tefrikine karar verilerek ayrı esasa kaydedilerek yukarıda açıklandığı şekilde karar vermek, 25.9.2009 tarihli kararın prim ve gecikme zammı tahakkukuna ilişkin bölümünün iptali ile ilgili istem yönünden veya davacı şirketin yalnızca davalı Kurum memurunun 8.9.2009 tarihli tutanağa itiraz ettiğinin anlaşılması halinde ise işin esasına girerek Kurum memurlarınca düzenlenen tutanağın içeriği ile ilgili inceleme ve araştırma yapılması ve tutanağın iptal edilmesi halinde davanın tutanakta çalışmaları tespit edilen işçilerin de hak alanını ilgilendireceği kabul edilerek bu işçilerin yöntemince davaya dahil edilmesi için davacıya önel vermek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 26.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.