Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/17237 E. 2012/9980 K. 15.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17237
KARAR NO : 2012/9980
KARAR TARİHİ : 15.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işveren tarafından feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili; davacının 09.12.2010 tarihinde iş bitiminden sonra işyerine yurtdışından et dolu bir tır geldiğini, etlerin bozulma riski nedeniyle davacının aranarak, işe çağrıldığı halde işyerine gelmediğini, 10.12.2010 günü davacıya işe gelmeme sebebi sorulduğunda, “zaten işten geç çıktığını, haklarını alamadığını, işine son vereceklerse vermelerini” beyan ederek bu tarihten sonra işe gelmediğini, davacıya 13.11.2011 tarihli ihtarname ile işe davet edildiği halde davete icabet etmediğini, davacının işe iade isteğinde samimi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme tarafından, davacının iş sözleşmesinin 10.12.2010 tarihinde davalı tarafından feshedildiği, iş sözleşmesinin feshinden sonrası günler için tutulan devamsızlık tutanaklarının hukuken geçerli olmadığı, davacının işe iade davası açması üzerine işveren tarafından işe davet edilerek yapılan feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacı işçinin iş sözleşmesinin 10.12.2010 tarihinde davalı işverence feshedildiği, davacı tarafından dava açıldıktan sonra davalı işverence 13.12.2011 tarihli noter ihtarnamesi ile davacının işe başlaması istendiği halde davacının haklı bir neden olmadan işbaşı yapmadığı anlaşılmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddelerinde belirtilen iş güvencesi hükümlerinin amacı, işverenin iş sözleşmesini meşru ve makul görülebilecek bir neden olmaksızın keyfi olarak sona erdirmesinin engellenmesi, dolayısıyla iş ilişkisinde sürekliliğin sağlanmasıdır. Sözü edilen düzenlemeler, işverene emredici kurallarla bir takım
yükümlülükler getirmekle birlikte, işçinin de yasanın bu korumasından yararlanması için dürüstlük kurallarına uygun davranması gerekir. Başka bir anlatımla iş ilişkisinde sürekliliğin sağlanması noktasında işçi de dürüstlük kurallarına uygun olarak kendisinden beklenen davranışları ortaya koymalıdır. Bu nedenle, feshin geçersizliğine karar verilmesi istemi ile açılan davada hedef işe başlatılma olmalıdır. Somut olayda, davalı işveren fesihten sonra davacıyı işe başlaması için çağrıda bulunmasına rağmen, davacı işçi, haklı bir neden ileri sürmeden bu davete icabet etmemiştir. Davacının bu davranışı, iş ilişkisinin devamı ile ilgili talebinde samimi olmadığını, nihai hedefinin feshin geçersizliğine bağlı tazminat ve alacakları almak olduğunu göstermektedir. Ne var ki, salt bu amaca yönelik talebin iş güvencesi hükümlerince korunması mümkün değildir. Çünkü İş Hukuku mevzuatımızda işçiye işe başlama ile tazminat isteme arasında bir seçimlik hak tanınmamıştır. Davacı sözü edilen davranışı ile dava açma hakkını kötüye kullanmak suretiyle işverence yapılan feshi geçerli hale getirmiştir. Bu nedenle, mahkemece davanın reddine karar verilmelidir.
Ancak, dava açılmasına işveren sebebiyet vermiş olduğundan yargılama gideri ve vekâlet ücretinden davalı işverenin sorumluluğuna karar verilmelidir.
Belirtilen nedenlerle, mahkeme kararının 4857 sayılı Kanun’un 20/3. maddesi uyarınca bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 20,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 15.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.