Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/20885 E. 2016/3138 K. 23.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20885
KARAR NO : 2016/3138
KARAR TARİHİ : 23.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil

… ve … ile … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 12.02.2015 gün ve 369/106 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar..a ve …, ..l Köyü 184 ada 7 parselin muris ..an kaldığını, mirasçılar arasındaki sözlü ve rızai taksim sonunda taşınmazın kendilerine düştüğünü ancak davalıların sözleşmenin gereğini yerine getirmediklerini açıklayarak 184 ada 7 parsele ait tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar ..ve …, taksimin yazılı yapılması gerektiğini açıklayarak davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılara usule uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen duruşmaya gelmedikleri gibi bir cevap da vermemişlerdir.
Mahkemece, taraflar arasındaki taksimin yazılı olması gerektiği, taksime dair yazılı taksim sözleşmesi sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 184 ada 7 parsel, tapu ve vergi kaydına rastlanmadığı,..n zilyetliğinde olduğu, 1992 yılında ölümü ile mirasçılarının taşınmazı iştirak halinde kullandıkları belirtilerek 18.06.2002 tarihinde yapılan kadastroda .. mirasçıları olan eşi.. ile çocukları .. .. ve … adlarına tespit edilmiş, tutanağın itirazsız 28.01.2003 tarihinde kesinleşmesiyle sicil oluşmuştur. Taşınmaz halen iştirakçiler arasındaki devirler sonunda tapuda ..adlarına iştirak halinde kayıtlı bulunmaktadır. Taraflar, 12.05.1992 tarihinde öldüğü anlaşılan..’ın mirasçılarıdır.
Davacılar tarafından sözlü taksimin yapıldığı iddia edilen 2000 yılı kadastro tespitinden önceye isabet etmekte olup, anılan tarihte dava konusu taşınmaz tapusuzdur. Tapusuz olan taşınmaz TMK’nun 762.maddesinde belirtilen menkul mal hükmünde olup, 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 15. maddesine göre tapusuz taşınmazlarda taksim iddiası belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanları ile ispat edilebilir. Diğer anlatımla tapusuz taşınmazın taksiminin yazılı sözleşme ile ispatına gerek olmayıp, her türlü delille
ispatlanması mümkündür. Bu yüzden Mahkemenin davacının yazılı taksim sözleşmesi sunmadığına ilişkin gerekçesi yerinde değildir. Ancak, davacının delil olarak keşif, bilirkişi incelemesi ve tanık beyanlarına dayandığı, dosya kapsamı, toplanan deliller ve özellikle keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının beyanlarına göre davacının taksim iddiasını ispatlayamadığı, mirasçılar arasında bir paylaşımın yapılmadığının bildirildiği görülmektedir. Bu açıklamalar karşısında; taksim iddiasının davacı tarafca ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken; yazılı taksim sözleşmesi sunulmadığı gerekçesi ile talebin reddi doğru değil ise de; redde ilişkin hüküm sonucu itibarıyla doğru olduğundan, hükmün değişik gerekçe ile onanması gerektiği (HUMK.m.438/son) sonucuna varılmıştır
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün, yukarıda gösterilen sebeple, HUMK m. 438/son uyarınca gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,50 TL harcın davacılardan ayrı ayrı alınmasına 23.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.