Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/13294 E. 2015/21940 K. 07.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13294
KARAR NO : 2015/21940
KARAR TARİHİ : 07.12.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil

…. ile … ve … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 24.12.2013 gün ve 138/174 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

… A R A R

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 587 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 1972 yılında ölen … ve 1980 yılında ölen …adına kayıtlı olduğunu, 20 yılı aşkın süreden beri eklemeli zilyetliğin gerçekleştiğini açıklayarak, tapu kaydının iptali ile TMK’nın 713.maddesi uyarınca davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, TMK’nın 713/1 maddesindeki olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 1986 yılında kesinleştiği, o tarihten önce öldüğü anlaşılan … ve Fahrettin adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmıştır. Davacı, kadastro öncesinden zilyetlik, kadastro tespitinden sonra zilyetliğin devralınması (eklemeli zilyetlik) sebebine dayalı olarak tespit maliklerinin mirasçılarını hasım göstermek suretiyle tapu iptali ve tescil davası açmıştır.
Davacı taraf, dava dilekçesinde, olayları açıklamış olmakla birlikte davasını ”TMK’nın 713. maddesindeki olağanüstü zamanaşımı nedeniyle tapu iptali ve tescil” isteğine dayandırmıştır. Bu istek, müphem olup, TMK’nın 713/2. maddesindeki üç hali de içermektedir. TMK’nın 713/2. maddesinde birbirinden ayrı üç hal yer almaktadır. Bunlar; ölüm, gaiplik ve tapu kütüğünden malikinin kim olduğunun anlaşılamaması sebepleridir.
Bilindiği üzere ve kural olarak; 4721 sayılı TMK’nın 713/2. maddesindeki az yukarıda sayılan sebepler birbirinden ayrı ispat koşulları olan dava nedenleridir. Davacı taraf bu sebeplerden bir ya da bir kaçına dayanarak iptal ve tescil davası açtığı taktirde; hakimin davacı tarafa süre ve imkan vererek yazılı olan bu sebeplerden hangisine dayandığının açıklattırılması (HMK m.31) ve yargılamaya özgülenen hukuki sebebe dayalı olarak devam edilerek tarafların buna göre delillerinin toplanıp, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, bu yolda bir işlem yapılmadan, davacının TMK’nın 713/1 maddesine dayandığı gerekçesiyle delil toplanmadan koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde mahkemece yapılacak iş; yukarıdaki ilke ve kurallar dikkate alınarak davacı vekiline süre verilerek, HMK. 31. Maddedeki “hakimin davayı aydınlatma ödevi” uyarınca, TMK’nın 713/2. maddesindeki hangi hukuksal sebebe dayalı olarak dava açtığının açıklattırılması; bundan sonra davacı tarafa dayandığı hukuki sebeple ilgili olarak delillerini bildirmesi için süre ve imkan tanınması, aynı imkanın karşı tarafa da verilmesi, bu ilkeler doğrultusunda tüm deliller toplanıp, gerçekleşecek sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 07.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.