Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/12850 E. 2012/4859 K. 19.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12850
KARAR NO : 2012/4859
KARAR TARİHİ : 19.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

İş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin davranışlarından kaynaklanan sebeple feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece işveren tarafından yapılan feshin geçerli sebebe dayanmadığını belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan sebepler, aynı Kanun’un 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda davacı işçinin davalı işyerinde 03.05.2006-29.07.2009 tarihleri arasında güzellik uzmanı olarak çalıştığı, davacının görevine işveren tarafından 29.07.2009 tarihli fesih bildirimi ile son verildiği, davacının iş sözleşmesi 26.07.2009 tarihinde bir müşteriye mağazadan ayrılacağı sırada “geri zekalı” demek suretiyle hakaret ettiği davacının bu eyleminin iş akışını olumsuz etkileyerek şirketin saygınlığına ve güvenilirliğine gölge düşürdüğü gerekçesiyle 4857 sayılı Kanun’un 25/II maddesi uyarınca haklı sebeple sona erdirilmiştir. Dinlenen davalı tanığı mağaza müdürü … yeminli beyanında, kendisinin olay günü izinli olduğunu o yüzden direk olaya tanık olmadığını ancak davacının 26.07.2009 tarihi akşamı kendisini arayarak bir müşteri ile tartışması sonucunda “müşteriye geri zekalısın dedim ne yapabiliriz “şeklinde görüş sorduğu, bilirkişi tarafından çözümü yapılan işyeri kamera kayıtlarından da davacının olay günü bir müşteri ile tartıştığının tespit edildiği sabit olmakla, her ne kadar dinlenen davacı tanığı anlatımlarından müşterinin hal ve hareketlerinin tartışma ortamı oluşturacak nitelikte ise de satış ve hizmet sektörünün temel unsurlarından olan müşteri memnuniyetini ihlal eden davacı davranışının işverenin ticari itibarini zedeleyici, 4857 sayılı Kanun’un 25 II-(h) bendinde, belirtilen şekli ile haklı fesih oluşturacak boyutta olmasa bile geçerli feshin nedenlerini oluşturacak nitelikte olduğu açıkça ortadadır. Bu durumda feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü usul ve Kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
4857 sayılı Kanun’un 20/3. maddesi uyarınca mahkeme kararı bozularak Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalının yapmış olduğu 147,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 19.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.