Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/6193 E. 2012/10071 K. 16.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6193
KARAR NO : 2012/10071
KARAR TARİHİ : 16.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı iş sözleşmesinin işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliğine, işe iadesine ve işe başlatılmama durumunda haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren feshin geçerli sebebe dayandığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece fesih bildiriminde dayanılan fesih gerekçelerinin vicdani kanı oluşturacak şekilde ispat yükü kendisine düşen davalı tarafından kanıtlanmadığı gibi feshin son çare olarak başvurulması gereken bir yol kuralının da gözetilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş olup hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının iş sözleşmesinin feshine ilişkin 11.11.2009 tarihli yazılı fesih bildiriminde davacının 07.12.2007, 01.10.2008, 12.11.2008, 15.07.2009, 31.07.2009, 28.10.2009 tarihlerinde yöneticiler tarafından yazılı ve sözlü olarak yapılan uyarılara rağmen abonelere sık sık hatalı bilgi vermek, görüşmelerde çağrı standartlarına uymamak ve çağrı sonlandırmak suretiyle müşteri memnuniyetsizliğine yol açarak düşük performans gösterdiği ayrıca rapor almak suretiyle sık sık devamsızlık yaptığı fesih sebebi olarak belirtilmiştir.
Dosya içeriğine göre gerçekten davacının fesih bildiriminde yazılı tarihlerde görevini gereği gibi yapmadığı bu nedenle müşteri şikayetlerine sebep olduğu yazılı ve sözlü uyarılara rağmen aynı davranışlarını sürdürdüğü ayrıca çalıştığı süre içerisinde migren, bel fıtığı gibi rahatsızlıklardan dolayı sık sık rapor aldığı anlaşılmaktadır. Davacının fesih sebebi yapılan söz konusu davranışları dosyadaki bilgi ve belgelerle sabittir. Bu davranışların işyerinde olumsuzluklara sebebiyet verdiği ve işin yürütülmesini bozduğu açıktır. İşçinin kusurlu davranışlarının söz konusu olduğu durumlarda feshin son çare olma ilkesi işçiye yapılacak uyarılar şeklinde olabilir. Fesihten önce işverence bu bağlamda gerekli uyarılarda yapılmış ancak davalı kusurlu davranışlarını düzeltmemiştir. Hal böyle olunca artık işverenden iş ilişkisini sürdürmesi beklenemez. Dosya kapsamıyla sabit olan olgulara göre fesih geçerli nedene dayandığından mahkemece aksi düşünce ile ve özellikle dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 620,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 16.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.