Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/10931 E. 2010/16899 K. 28.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10931
KARAR NO : 2010/16899
KARAR TARİHİ : 28.12.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, davaya konu … Köyü 101 ada 418, 419, 420, 421 ve 422 parsel sayılı taşınmazlar, ham … niteliğinde HAZİNE adına tespit edilmiştir.
Davacı … Yönetimi, davaya konu taşınmazların orman sayılan yerlerden olmasına rağmen kadastro ekibince 101 ada 1 sayılı parseli dışında bırakılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek orman niteliği ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Diğer yandan; davacı … 101 ada 420 parsel sayılı taşınmazın 02/09/1963 tarih 1 numaralı tapu ile mirasbırakanları adına tapuda kayıtlı olduğu ve 25-30 yıldır da kendisinin … ve zilyet olduğunu ileri sürerek adına tescilini istemiştir. Davalar arasındaki hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle birleştirilmiştir
Mahkemece, davacı …’ın davasının REDDİNE, davacı … Yönetiminin davasının KABULÜNE, davaya konu taşınmazların orman niteliğinde Hazine adına TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm HAZİNE vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazlar üzerinde ekonomik amacına uygun ve tarımsal üretime elverişli hale getirmeye yönelik imar ve ihya işleminin henüz tamamlanmadığı, bu hali ile 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 14 ve 17. maddelerine göre imar ve ihyaya dayalı zilyetlikle kazanma şartlarının davalı yararına oluşmadığı belirlendiğine göre davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli … fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların 6831 Sayılı Yasanın 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu bulunduğundan orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak mahkemece, bu dosya ile birleştirilen 101 ada 420 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın davacısı …’ın davasının REDDİNE karar verildiğine göre, mahkemece davalı Hazine lehine tek vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması doğru görülmemiş ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu nedenle, hüküm fıkrasında yer alan son paragraftan önce gelmek üzere bir bent daha eklenerek (4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ne göre takdir edilen 1.000.- TL. maktu vekalet ücretinin davacı …’tan alınarak davalı Hazine’ye verilmesine) cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.’nın 438/7 maddesi gereğince hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 28/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.