Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/11653 E. 2013/21712 K. 25.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11653
KARAR NO : 2013/21712
KARAR TARİHİ : 25.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili ile davalılardan … tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 13.11.2005 tarihindeki iş kazası sonucu yaşamını yitiren sigortalı İbrahim …’ın haksahibi olan anne , baba ve iki kardeşinin manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davalı … Seyehat Tur.Tic.Ltd.Şti ve … aleyhine açılan davaların reddine, davalı …, … ve … Gurup Güv.Sis.Org.Rek.Hiz.Tur.Gıd.San.Tic.Ltd.Şti aleyhine açılan davaların atiye terki nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacı anne ve baba için 20.000,00’erTL, … için ise 10.000,00’erTL manevi tazminatın davalı …’dan tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davaya konu zararlandırıcı olayın Kurum tarafından iş kazası olarak kabul edildiği, iş kazasının oluşmunda tarafların kusuruna dair dosyada bulunan 23.12.2008 tarihli kusur raporu ile ATK Trafik ihtisas Dairesi Başkanlığınca düzenlenen 15.10.2009 tarihli kusur raporlarında olayın yalnızca Karayolları Trafik Kanunu kapsamında değerlendirildiği, her iki raporda da kusurun aidiyeti ve dağılımı konusunda benzer değerlendirmelerde bulunulmasına rağmen davaya konu zararlandırıcı olaya dair İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün ilgili maddeleri dikkate alınarak yapılmış bir değerlendirmenin bulunmadığı anlaşılmıştır.
İş kazalarında olay, İş Hukuku ve sosyal güvenlik ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş aktinden doğan işçiyi gözetme ( koruma ) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu’nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı kararı da aynı yöndedir ).Bu belirleme esnasında seçileçek bilirkişilerin konusunda ehil olması yanında iş güvenliği konusunda da ayrıca uzman olması olayın daha isabetli irdelenebilmesi noktasında önem arzeder.
Bu açıklamalardan olarak somut olayda, sigortalı İbrahim …’ın ölümü neticesini doğuran zararlandırıcı olaya dair içinde trafik-iş güvenlik uzmanı da bulunan ve olayın İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik ilkeleri çerçevesinde de değerlendirildiği bilirkişi heyetinden kusur raporu alınmadan, yalnızca Karayolları Trafik Kanunu kapsamında değerlendirilmenin yapıldığı kusur raporları ile yetinilerek karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, öncelikle davacılar murisinin yaptığı iş göz önüne alınarak İş Kanunu’nun 77. maddesi ve tüzük hükümleri kapsamında yine konusunda uzman ancak içerisinde trafik-iş güvenlik uzmanı da bulunan bilirkişi heyetine olayı İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik ilkeleri çerçevesinde yeniden inceletmek ve böylelikle tarafların kusur durumunu tartışmasız olarak ortaya koymak ve tüm delilleri bir arada tartışıp sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacılar vekili ile davalı …’nın bu yönleri de amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre temyiz eden davacılar vekili ile davalı …’nın sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacılar ve davalılardan …’ya iadesine, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.