YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12328
KARAR NO : 2009/3261
KARAR TARİHİ : 12.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı hastanenin temizlik ihalesine katılıp aralarında 17.12.2003 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini, işten ayrılan ya da hastane tarafından işten çıkarılanların kıdem ve ihbar tazminatları için açtıkları davaların şirket aleyhine sonuçlandığını, kendi çalışma döneminin 1.1.2003 tarihinde başladığını, asıl işverenin davalı hastane kendilerinin taşeron firma olduğunu, yapılan 18 ayrı icra takibi sonucu toplam 40.000,00 YTL ödemek zorunda kaldığını iler sürerek bunun faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, işçilere ödenecek bu tür tazminatlardan davacının sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece,2004 yılı temizlik ihale sözleşmesi 7.maddesine göre çalışan personelin maaş, sigorta, yemek,yol,giyim vs alacaklarının firma tarafından karşılanacağının kararlaştırılmış olduğuna ve önceki işverenler için rücu hakkının bulunduğuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı hastanenin temizlik işinin üstlenildiğini, işçiler tarafından aleyhine açılan davada tazminata hükmedildiğini ve icrada 40. 000,00 YTL ödemek zorunda kaldığını, bu tazminatlardan hastanenin sorumlu olması gerektiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacının ihaleyi kazanarak temizlik ve ilaçlama hizmetini malzemeli olarak aldığı, ve kendisinden önceki yüklenicilerin istihdam ettiği işçilerle ihale konusu işi fiilen yapmaya başladığı anlaşılmaktadır.17.12. 2003 tarih(18.12.2003 onaylı )sözleşmenin 7. maddesinde ”Taahhüdün yerine getirilmesi ile ilgili tüm temizlik , malzeme, alet,ekipmanlar, çalışan personellerin maaş,sigorta, yol,yemek,giyim ve … karneleri firma tarafından sağlanacaktır, sözleşme bedeline dahildir. KDV sözleşme bedeline dahil olmayıp idare tarafından yükleniciye ödenecektir.”denmektedir. Diğer yandan Hizmet Alım Teknik Şartnamesi 3. maddesinde “ Yüklenici firma işe başlamadan 5 … günü öncesinden çalıştırılacak personele ait bilgi ve dosyaları idareye teslim edecektir. İşin başlangıcında ve devamı sırasında idare personelin kontrolünü yapacaktır”
2008/12328-2009/3261
demektedir. Aynı maddenin devamında “ idarenin işçilerin sayısını ve yerlerini arttırıp azaltmaya yetkili olduğu, İşçilerin işe alınması ve işten çıkarılması ile izinli ve raporlu olduğu durumlarda Temizlik Muayene Komisyonuna ve Hastane Müdürlüğüne bilgi verileceğinin ve Firmanın tek başına hareket etmeyeceğinin yazılı olduğu görülmektedir.. İlgili maddelerde işlerine son verilen işçilerin alacaklarını kimden alacaklarına dair bir açıklama bulunmamaktadır.Davacı aleyhine dava açan işçilerin, aslında 22.7.1997 tarihinden 5.5.2003 tarihleri arasındaki dönemlerde çalıştıkları , davacının ise son olarak 1.1.2003 ile 5.5. 2003 tarihleri arasındaki dönemde yüklenici olduğu görülmektedir.. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçiye ödenen bu tazminattan hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduklarına ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre işçiye ödenecek olan tazminatlardan davacı yüklenici, ancak işçiyi çalıştırdığı kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumludur. Yani dava konusu tazminatlar için her bir yüklenici kendi üstlendiği dönem itibarı ile sorumludur. Davacı , ödediği tazminatlardan, işçilerin kendi şirketinde çalıştıkları süreye isabet eden kısım dışındaki bölümünü önceki yüklenicilere rücu ederek onlardan geri alma hakkına sahiptir..Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Davacı ile davalı arasında düzenlenen sözleşmede haksız fesih halinde kıdem ve ihbar tazminatlarında hangi tarafın ne oranda sorumlu olduğuna ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Dosya kapsamı ile davacı yüklenicinin üstlendiği işi sözleşmede belirtilen sürede tamamladığı, ancak, süre sonunda işçilerin … akitlerinin sona erdirildiği anlaşılmaktadır.
Tüm bu açıklamalardan sonra; tacir olan davacının çalıştırdığı işçilerin fiili işçilik dışında sair tazminat haklarından sorumlu olacaklarını bilebilecek durumda olduğu, ancak; davalı Hastanenin de , asıl işveren durumunu muhafaza etmesi nedeniyle doğan zararlardan davacı yüklenici ile eşit oranda kusurlu ve sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
O halde mahkemece, bu ilkeler çerçevesinde davacının çalıştığı dönemle sınırlı olarak sorumlu olacağı da gözetilmek sureti ile tarafların müterafik kusurları gözetilerek sorumluluklarının belirlenmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.