Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/6467 E. 2013/8209 K. 29.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6467
KARAR NO : 2013/8209
KARAR TARİHİ : 29.04.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Yerel mahkemece 17.01.2013 tarihli ek karar ile verilen temyiz isteminin süreden reddine dair hükmün temyizen incelenmesinin davalı vekili tarafından süresinde istenmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davalı … vekili yüzüne karşı verilen 12.07.2012 tarihli hüküm İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8.maddesi hükmüne göre ise İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir. Bunun yanında tefhim olunan hüküm 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesindeki unsurları içerir biçimde yapılmadığı takdirde Yasada öngörülen ve tefhimden başlayan 8 günlük temyiz süresinin geçtiğinden söz edilemez.
Somut olayda davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararda vekalet ücretine dair bir hüküm bulunmayıp, gerekçeli karar kendisine 16.01.2013 tarihinde tebliğ olunan davalı vekilinin 17.01.2013 tarihli temyiz dilekçesinde anılan hükmü kendisine tefhim olunan kararda hüküm altına alınmamış vekalet ücreti bakımından temyiz ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın HMK 297. maddesinde belirtilen biçimde tüm unsurları ile tefhim olunmuş bir karar olmadığı açık olup davalı vekilinin gerekçeli kararın tebliğinden sonraki temyizinin süresinde olduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle olunca da mahalli Mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin 17.01.2013 tarihli ek kararının bozulması ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 366. maddesi gereğince asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
2-Asıl hükmün incelenmesi neticesinde de dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Mahkemenin temyiz itirazının reddine dair 17.01.2013 tarihli ek kararının Bozularak kaldırılmasına, asıl hüküm bakımından usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine 29/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.