Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/10504 E. 2009/3366 K. 16.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10504
KARAR NO : 2009/3366
KARAR TARİHİ : 16.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı … avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ….gelmiş davalılar tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kendisine miras yoluyla intikal eden 856 ada 1 parsel numaralı taşınmazdaki hissesini davalı kardeşi … devretmesi için diğer davalı …’ı 18.3.1996 tarihinde vekil tayin ettiğini, davalı …’in yapacağı binadaki bir Daireyi de kendisine devretmesi için Selahattın’in de davalı …’i vekil tayin ettiğini, ancak …’in binayı yapmadığını, akabinde …’in tapuda devir aldığı taşınmazı 24.5.2002 tarihinde dava dışı şahsa devrettiğini, kendisine herhangi bir bedelde ödenmediğini ileri sürerek, taşınmazın bu günkü gerçek bedili üzerinden payına düşen miktarın dava tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istemiş, 4.1.2005 tarihli ıslah dilekçesini ile dava tarihindeki taşınmazın bedelinden hissesine düşen 50.197.5 YTL’inin ödetilmesini talep etmiştir.
Davalılar zamanaşımı süresinin dolduğunu savunmuş, esastan da davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacı ile aynı hisseye sahip olan dava dışı kardesin davalıdın 32.000.00 YTL aldığı, davacının da bu miktarı telep edebileceği gerekçesiyle 32.000.00 YTl’nin dava

2008/10504-2009/3366
tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalı Selahatin’in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ile davalı … …’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; 856 ada 1 parsel numaralı taşınmazdaki davacı hissesinin 26.3.1996 tarihinde davalı …’e tapuda devir edildiği uyuşmazlık konusu değildir. Davalı … davacıya satış bedeli ödediğine dair bir savunmada bulunmadğı için bedelin davacıya ödenmediğinin kabulü gerekir. Davacıya ödenmiş bir satış bedeli bulunmadığı için, davacı 26.3.1996 tarihindeki hissenin raiç bedelinin dava tarihinde denkleştirici adelet ilkesine göre ulaştığı bedeli isteme hakkına sahiptir. Bu itibarla mahkemece öncelikle, davaya konu davacı hissesinin 26.3.1996 devir tarihindeki raiç değirinin saptanması için gerekirse mahallinde yeniden keşif yapılması ve bu yolla 26.3.1996 tarihindeki raiç değerinin belirlenmesi gereklidir. Akabinde saptanan bu bedelin dava tarihinde ulaştığı değerin tefe, tüfe memur maaşlarındaki artış, döviz kurları, altın fiyatları gibi ekonomik değerler nazara alınarak belirlenmesi için konusunda uzman bilirkişi veya bilirikişi kurulundan taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması, davacının ıslah dilekçesi ile talep ettiği miktarda gözetilmek suretiyle (ıslah ile artırılan miktarı aşmamak kaydıyla) hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya ayıkırı olup bozma nedenidir.
3-Davalı …’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacının 856 ada 1 parsel numaralı taşınmazdaki hissesini davalı …’e satması için davalı …’i 18.3.1996 tarihli vekaletname ile vekil tayin ettiği, Muhammed’in de bu vekaletnameye dayanarak 26.3.1996 tarihinde davacının hissesini diğer davalı …’e tapuda devir ettiği hususu taraflar arasında ihtilafsızdır. Davacı ile davalı … arasındaki ilişki vekalet ilişkisi olup, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan davalarda B.K’nun 126/4. Maddesi uyarınca 5 yıllık zamanasımına tabidir. Davalı … süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuş olduğundan, vekeleten işlem yaptığı 26.3.1996 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 25.9.2003 tarihi arasında zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.
2008/10504-2009/3366
Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek … hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddi yerine, kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) munaralı bent uyarınca davacı ile davalı …’in diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent gereğince kararın davacı ile davalı Selahatin yararına bozulmasına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı … yararına BOZULMASINA, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 16.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.