Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/9770 E. 2010/15092 K. 02.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9770
KARAR NO : 2010/15092
KARAR TARİHİ : 02.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … Yönetimi 20.10.2009 tarihli dilekçesiyle, tapuda davalılar murisi … … … adına kayıt olan … Köyü … Bölgesi Köy içi mevkii 50 sayılı parselin, yörede 1966 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı halde, yolsuz olarak kadastro tesbiti suretiyle oluşan tapu kaydının iptalini ve Orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre tapu iptal tescile ilişkindir. niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde … serisi olarak, 1966 yılında yapılıp 11.11.1967 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 22 numaralı orman kadastro komisyonunca 1981 yılında yapılıp 08.07.1981 tarihinde ilan edilerek 08.07.1982 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2. madde uygulaması ile 1988 ila 1990 yıllarında yapılıp 03.06.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşmemiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 ve 3302 sayılı yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1966 yılında 6831 Sayılı Yasanın 7 ve devamı maddeleri gereğince yapılıp, 1967 yılında kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu taşınmazın orman sınırları içinde bırakıldığı 20.12.1969 tarihinde kesinleşen arazi kadastrosunda ise taşınmazın, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata sonucu ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edildi iddiasıyla dava açıldığı, dava konusu taşınmazın 1966 yılında yapılıp 1967 yılında kesinleşen orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulması halinde, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, bu halde 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda
-2-
2010/9770-15092

T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı gözetilerek, Orman yönetiminin delilleri toplanarak oluşacak sonucu göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 02/12/2010 günü oybirliği ile karar verildi.