YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3626
KARAR NO : 2011/3956
KARAR TARİHİ : 26.04.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde 15.11.2002- 9.3.2007 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum ve … Çorap A.Ş. vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre … Çorap San ve Tic.AŞ’nin tüm, davalı Kurumun ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 15.11.2002-09.03.2007 tarihleri arasında … Çorap San ve Tic.AŞ’de geçen ve kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı … San ve Tic. AŞ’de 15.03.2003-19.11.2006 tarihleri arasında geçen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri olan bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği ya da çalıştıklarının kurumca tespit edilip edilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu yasal koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmasının konusu, sürekli kesintili mevsimlik mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenmeli, işyerinin kapsam kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve posta başı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlendikten sonra ücret konusu üzerinde durulmalı, tespiti istenilen sürenin evvelinde ve sonrasında beyyine başlangıç sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belge yoksa Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunun m.288 de yazılı sınırları taşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranmalı, bu sınırlar altında kalan ücret alma iddialarında ücret miktarları tanıklardan sorulmalı, 506 sayılı Yasa’nın 3/B-D maddeleri ile 5510 sayılı Yasa’nın 6/a-c maddelerinde de olduğu gibi ücretin sigortalı sayılmanın koşulu olan durumlarda ücret alma olgusunun var olup olmadığı özellikle saptanmalıdır. Bu davalarda işverenin kabulünün tek başına hukuki bir sonuç doğurmayacağı göz önünde tutulmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Yukarıda açıklanan hususlar, yeterli ve gerekli bir araştırmayla ve deliller hep birlikte değerlendirilerek aydınlığa kavuşturulduktan sonra o çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğu yönü üzerinde durulmalı ve çalışmayı kapsama alan yasanın yürürlük tarihinden sonraki dönem için hizmetin tespitine karar verilmelidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01.11.2006-05.03.2007 tarihleri arasında davalılardan …’a ait … sicil nolu işyerinde geçen sigortalı çalışmalarının Kuruma bildirildiği, … Çorap San ve Tic.AŞ’ye ait … sicil nolu işyerinden Kuruma bildirilen çalışmasının bulunmadığı, Kurum görevlilerince yapılan denetim sonucunda düzenlenen 20.11.2006 günlü kontrol memurluğu raporuna göre davalı … San ve Tic.AŞ’ye ait … sicil nolu işyerinde yapılan denetim esnasında davacının bu işyerinde çalıştığının tespit edildiği ve davacının işe giriş tarihinin 01.11.2006 olduğunu belirterek raporu imzaladığı, … sicil nolu işyerinin 01.01.1998 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, …’a ait … sicil nolu işyerinin ise 01.04.2004 tarihinde Yasa kapsamına alındığı ve 05.03.2007 tarihinde kapsamdan çıkartıldığı, … işyerinde 2006/11-12 ve 2007/1-2.aylara ait imzalı ücret ödeme belgelerinin bulunduğu, davacının tarihsiz ibraname ile 01.11.2006 – 05.03.2007 tarihleri arasında çalıştığı … işyerinden kapanış nedeniyle ayrıldığını ve işçilik alacaklarının ödendiğini belirterek işvereni ibra ettiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, davacının davalı … San ve Tic.AŞ’ye ait … sicil nolu işyerinde 15.11.2002-09.03.2007 tarihleri arasında çalışıp çalışmadığı, 01.11.2006-05.03.2007 tarihleri arasında geçen ve davalılardan …’a ait … sicil nolu işyerinden bildirilen sigortalı çalışmalarının gerçekte … Çorap San ve Tic.AŞ’ye ait işyerinde geçtiği halde muvazaalı (danışıklı) olarak … işyerinden bildirilip bildirilmediği noktasında toplanmaktadır.
Öncelikle, davacının gerçekte … Çorap San ve Tic.AŞ’ye ait … sicil nolu işyerinde geçen sigortalı çalışmalarından 01.11.2006-05.03.2007 tarihleri arasındaki dönemin danışıklı bir şekilde …’a ait … sicil nolu işyerinden Kuruma bildirildiği kabul edildiği takdirde, hizmet tespiti isteminin aynı zamanda …’a ait … sicil nolu işyerinden bildirilen sigortalı çalışmaların iptali istemini de içerdiği kabul edilmelidir.
Somut olayda, Kurum kontrol memurlarınca 20.11.2006 tarihinde yapılan denetimde davacının … Çorap San ve Tic.AŞ’ye ait … sicil nolu işyerinde çalıştığının tespit edildiği, davalı şirkete ait binada bulunan … Çorap San ve Tic.AŞ işyerinde yaklaşık 300-400 işçi çalıştığı halde işçilerin bir bölümüne ait sigortalı çalışmaların aynı binada bulunan değişik işyerlerinden Kuruma bildirildiği, işyerinin bir bütün olmasına rağmen binanın değişik bölümlerinin ayrı birer işyeri olarak Kuruma tescil edildiği ve böylece şirkete ait işyerinden Kuruma bildirilen sigortalı sayısının azaltılması yoluyla şirketin Kuruma karşı yükümlü olduğu prim ve diğer borçların hukuki sorumluluğunun danışıklı işverenlere yüklendiği, … Çorap San ve Tic.AŞ de çalışan bordro tanığı …, … işyerinde çalışan tanıklar … ve …, komşu işyeri tanığı … anlatımlarına göre; davalı … San ve Tic.AŞ’ye ait binada bu şirket adına fason (Malzemesi marka sahibi tarafından karşılanarak başka bir firmaya yaptırılan mal) üretim yapıldığı, bu işyerlerinin gerçekte … Çorap San ve Tic.AŞ’ye ait olduğu halde işyeri tescillerinin başka kişiler adına yapılarak çalışanların bu kişiler yanında sigortalı gösterildiği, gerçekte işverenin … Çorap San ve Tic.AŞ olduğu, …’ın bir kısım tanıklarca tanınmadığı, işyerini idare etmediği, tüm işlerin … Çorap San ve Tic.AŞ’nin talimatları doğrultusunda yürütüldüğü, davacının bu işyerinde … ile birlikte 15.3.2003 tarihinde çalışmaya başlayarak 05.03.2007 tarihine kadar kesintisiz çalıştığı, davacının bu işyerindeki çalışmalarının kontrol memurluğu raporunda 01.11.2006 tarihinde başladığı yazılı ise de bu tarihin …’a ait işyerindeki çalışmasının başlangıcı olduğu, tanık anlatımlarına göre davacının … isimli işçi ile birlikte 15.03.2003 tarihinde çalışmaya başladığı anlaşılmakla davacının … Çorap San ve Tic.AŞ’ye ait … sicil nolu işyerinde 15.03.2003 – 05.03.2007 tarihleri arasında geçen sigortalı çalışmalarının tespitine, …’a ait … sicil nolu işyerinde 01.11.2006-05.03.2007 tarihleri arasında geçen sigortalı çalışmaların iptaline karar verilmesi gerekirken mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılardan … Çorap A.Ş.’ne yükletilmesine, 26.04.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
K A R Ş I O Y
Davacı 15.11.2002- 9.3.2007 tarihleri arasında davalı şirkete ait işyerinde çalıştığını, çalışmanın son 4 ayının diğer davalı … adına kayıtlı işyerinden sigortalı olarak bildirildiğini ileri sürerek 15.11.2002- 9.3.2007 tarihleri arasında davalı şirkete ait işyerinde çalıştığının tespiti ile sigorta kayıtlarına bu şekilde işlenmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacının çalıştığı işyerinin davalı şirkete ait olduğu, davalı şirketin kendi yaptığı işin bir kısmını taşeron sıfatı ile kendi yanında çalışan ustalara verdiği, …’ın işveren olmadığı, işverenin davalı şirket olduğu gerekçesiyle davacının 15.3.2003- 19.11.2006 tarihleri arasında davalı şirkete ait işyerinde çalıştığının tespiti ile davalı …’a yönelik davanın ve fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı … Başkanlığı ile davalı şirket davacının çalışmasının ispat edilemediği, davanın reddi gerektiği gerekçesiyle temyiz etmişlerdir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının davalı … adına tescili … nolu işyerinden davacının imzasının bulunduğu 20.11.2006 tarihli giriş bildirgesi ile 5.3.2007 tarihine kadar çalışmasının bildirildiği, düzenlenen ücret bordrolarında da davacının imzasının olduğu, davacının imzası bulunan “İbraname” başlıklı belge ile davacıya 221.54 TL ihbar tazminatı ödendiği, SGK yoklama memuru tarafından …’a ait işyerinde tutulan 20.11.2006 tarihli “Durum Tespit Tutanağı” nda davacının çalışanlar arasında tespit edildiği, bu işyerinin davalı şirkete ait fason iş yaptığının belirlendiği, tutanakta davacınında imzasının bulunduğu, ve 1.11.2006 tarihinde işe girdiğini beyan ettiği, davalı şirkete ait işyerinin 1.1.1998 tarihinde kapsama alınıp halen faal olduğu “…” adresinde faaliyet gösterdiği, davalı …’a ait işyerinin ise aynı adreste “No: …” noda faaliyet gösterdiği, 1.4.2004- 5.3.2007 tarihleri arasında kapsamda olduğu, davalı şirket tarafından aynı adreste bulunan “… Dikiş ve Ütü Atölyesi”nin davalı …’a kiraya verildiğine ilişkin kira sözleşmelerinin ve ticari defterlerinde kira bedeline ilişkin kayıtların fason iş karşılığı yapılan ödemelere ilişkin makbuzların bulunduğu, tanık beyanlarındanda …’ın davalı şirketin taşeronu olduğu, asıl işverenin davalı şirket olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının imzası bulunan ve imzanın inkar edilmediği SGK yoklama memurunun tuttuğu tutanağın, giriş bildirgesi, ücret bordroları, ibraname gibi yazılı belgelerin aksi eşdeğerde belgelerle ispat edilemediğinden davalı şirketin asıl işveren, davalı …’ın da taşeron olduğu kabul edilmelidir.
Üçüncü kişinin aracılığı başlıklı, 506 sayılı Yasa m. 87; “Sigortalılar üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bununla sözleşme yapmış olsalar bile, bu kanunun iş verene yüklediği ödevlerden dolayı, aracı olan üçüncü kişi ile birlikte asıl işveren de sorumludur.Bir iş te veya bir işin bölüm veya eklentilerinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortali çalıştıran üçüncü kişiye aracı denir.” hükmünü içermektedir. Bu hüküm ile asıl işverenin sorumluluğunun kapsamı belirlenmeye çalışılmıştır.
Asıl işverenin yanında “taşeron” olarak adlandırılan başka işverenlerinde işyerinden iş almaları ve kendi sigortalılarını çalıştırmaları ile uygulama kazanmış olan “asıl işveren-alt işveren” ilişkisini Sosyal Sigortalar Yasası açısından ele alan, 506 sayılı Yasa’nın 87. maddesi hükmü, tıpkı 1475 sayılı İş Yasasının l/son ve 4857 sayılı İş Yasasının 2/6. maddelerinde olduğu gibi aracının yanında asıl işvereni de sorumlu tutan bir içerik taşımaktadır. Amaç, sigortalının sosyal güvenlik hakkının yanında, halefi konumundaki Sosyal Sigortalar Kurumu’nun prim tahsilatının, alt işverenin yanında asıl işverenin de sorumluluğunu öngören düzenlemelerle güvence altına alınmasını sağlamaktır.
Somut olayda davacının taşeron olan davalı … yanında çalıştığı 20.11.2006- 5.3.2007 tarihleri arasındaki çalışması davalı Kuruma tam olarak bildirilip primleride ödendiğinden artık davacının bu dönem çalışması ile ilgili tespit kararı verilmesinde bir hukuki yararıda bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı mahkemece verilen kararıda temyiz etmediği gibi kararı temyiz eden SGK Başkanlığı ve davalı şirket bu yönde bir temyiz nedenide ileri sürmemişlerdir.
Mahkeme kararında davalı şirketin asıl işveren olduğuda belirtildiğinden Mahkeme kararının onanması görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun davacının davalı … adına tescil edilen işyerinden 20.11.2006- 5.3.2007 tarihleri arasında bildirilen çalışmalarının iptali ile bu çalışmaların davalı şirkete ait işyerinde geçtiğinin tespitine karar verilmesi yönündeki bozma kararına katılmıyorum.