Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/16033 E. 2013/21936 K. 26.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16033
KARAR NO : 2013/21936
KARAR TARİHİ : 26.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, maluliyetinin tespitine, malullük aylığı bağlanması gerektiğine ve biriken aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R

Dava, davacının maluliyet oranın tespiti, talep tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması ve aylıklarının yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının beden çalışma gücünün en az 2/3 oaranında kaybettiğinin tespitine, davacıya 13/04/2007 tarihini takip eden aybaşı olan 01/05/2007 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına, ödenmesi gereken her bir aylığı ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 01/12/1982 -30/04/2003 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalılığının bulunduğu, 01/12/2004-31/07/2006 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa Kapsamında isteğe bağlı sigortalılığının bulunduğu, 12/09/2006 tarihinde davalı Kuruma başvurarak malul olduğunu bildirdiği, davalı Kurumca çalışma gücünün en az 2/3 ünü kaybetmediği gerekçesiyle maluliyet aylığı talebini reddine karar verildiği, Yüksek Sağlık Kurulundan alınan 19/06/2007 tarihli raporda çalışma gücünün 2/3 ünü kaybetmediğinden malul sayılamayacağının bildirildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin 20/12/2010 tarih ve 11859 sayılı raporuna göre davacının %100 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağının, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin 16/11/2011 tarih ve 9803 sayılı raporuna göre davacının beden çalışma gücünün en az 2/3 ünü kaybetmesine neden olan arızanın başlangıç tarihinin … Devlet Hastanesi’nin 20/08/2003 tarihli, 5956 nolu yatışı olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek Hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır”.Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Yapılacak iş;davacının sürekli işgöremezlik oranının tespiti bakımından dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde son kez olarak Adli Tıp Genel Kurulundan rapor almak ve çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu … şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde,davalı SGK Başkanlığı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.