Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/2862 E. 2011/3984 K. 26.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2862
KARAR NO : 2011/3984
KARAR TARİHİ : 26.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan …. tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan deliller ile hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre,davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu ölen işçinin hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, nitelikçe Sosyal Sigortalar Kurumunca karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Bu bakımdan, mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için, 4447 sayılı Yasanın ek 38. maddesi gereğince hesaplanan ve sigortalıya bağlanan gelirdeki artışların Kurumdan sorulmak sureti ile tazminattan indirilmesi gerektiği açıktır. Oysa, Mahkemece açıklanan doğrultuda işlem yapılmaksızın 2009 yılında gelir bağlama katsayısında artış olduğu halde 29.01.2009 hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan son peşin sermaye değerlerinin değil bağlanan gelirlerin 2008 yılındaki değerlerinin hesaplanan tazminatlardan indirilerek sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş ise; 4447 sayılı Yasanın Ek 38. maddesi gereğince hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan verilere göre hesaplanan peşin sermaye değerleri Kurumdan sorulmak ve bildirilen miktarlar hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan veriler nazara alınarak yeniden yöntemince hesaplanan tazminatlardan indirilmek ve kararı davacıların temyiz etmediği de gözetilerek davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklarda korunarak oluşacak sonuç gereğince davalıların maddi tazminat istemleri yönünden karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.