YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2602
KARAR NO : 2022/9755
KARAR TARİHİ : 29.09.2022
Mahkeme : ERZURUM Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1- Tüm sanıklar hakkında; Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/02/2020 tarihli, 2018/333 esas ve 2020/95 sayılı mahkûmiyet hükümleri
2-a) Sanıklar …. hakkında; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin 21/10/2020 tarih, 2020/1012 esas ve 2020/1691 sayılı kararı ile istinaf taleplerinin düzeltilerek esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
Tebliğnamede sanık olarak gösterilen … hakkında verilen hükme yönelik temyiz talebi bulunmadığından, bu sanık inceleme dışı tutularak temyiz incelemesi yukarıda adı yazılan diğer sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik olarak yapılmıştır.
A- Sanıklar….. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafileri ve sanık …’ın dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
1- CMK’nın 280/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince “İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303. maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince; sanıklar hakkında ilk derece mahkemesinin olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirerek suçun sübut bulmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilebilmesi, TCK’nın 43/1-2. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkartılabilmesi ve alt sınırdan uzaklaşılarak kurulan hükümlerin teşdit miktarı indirilerek veya alt sınırdan kurulabilmesi için CMK’nın 280/1-g. maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirmesi yapıldıktan sonra eylemlerin kabulüne göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Hükme esas alınan telefon görüşmelerine ilişkin iletişim tespit tutanaklarının asılları veya onaylı örneklerinin denetime imkan sağlayacak biçimde getirildikten sonra sanıklara okunarak diyeceklerinin sorulması, iletişim tespit tutanaklarında geçen görüşmelerin kendilerine ait olmadığını söylemeleri durumunda ses örnekleri alınarak telefon konuşmalarının sanıklara ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması, sonucuna göre sanıkların hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafileri ve sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,
Tutuklama şartlarında değişiklik bulunmamasına ve tutuklu kaldığı süreye göre sanık … hakkındaki tahliye talebinin reddine,
B- Sanıklar …, . hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde:
Sanık … müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteminin, 696 sayılı KHK’nın 100. maddesi ve 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilerek, duruşmasız olarak inceleme yapılmıştır.
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafileri ve sanık …’un dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Hükme esas alınan telefon görüşmelerine ilişkin iletişim tespit tutanaklarının asılları veya onaylı örneklerinin denetime imkan sağlayacak biçimde getirildikten sonra sanıklara okunarak diyeceklerinin sorulması, iletişim tespit tutanaklarında geçen görüşmelerin kendilerine ait olmadığını söylemeleri durumunda ses örnekleri alınarak telefon konuşmalarının sanıklara ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması, sonucuna göre sanıkların hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafileri ve sanık …’un temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi uyarınca dosyanın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesine,
29.09.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.