Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/18535 E. 2013/22113 K. 28.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18535
KARAR NO : 2013/22113
KARAR TARİHİ : 28.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, … yaşlılık aylığının iptaline dair Kurum kararının iptali ile davacının 1.6.2004 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının, davalı Kuruma borcu bulunmadığının ve sağlık yardımlarından yararlanma hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, davacının kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
1479 sayılı Yasanın 35.maddesine göre sigortalının yaşlılık aylığına hak kazanabilmek için yaş ve sigortalılık süresine ilişkin koşullara sahip olması yanında yazılı talepte bulunması, talepte bulunduğu tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olması gerekir.
Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığı talep tarihinde 1479 sayılı Yasa’nın 35.maddesine göre Kuruma prim borcu bulunup bulunmadığı ve böylece yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, davacı … 1947 d’Lu olup, 27.5.2004 tarihli talebi üzerine 4.2.1979-20.4.1982, 31.1.1983-15.8.2005 tarihleri arasındaki sigortalılık süresi gözönüne alınarak 1.6.2004 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Kurum müfettişleri tarafından yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 12.05.2006 tarihli rapora istinaden davacının hesabına 3.5.2004 tarihinde hayali prim yüklemesi yapıldığının tespiti üzerine davacının yaşlılık aylığının iptal edildiği ve bu işlemleri yapan kurum personeli hakkında … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/304 Esas sayılı dosyasında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık suçundan dava açıldığı, suça iştirak eden sigortalılar hakkında ise Cumhuriyet Savcılığınca soruşturmanın devam ettiği ancak davacı hakkında yapılan bir soruşturma olup olmadığının dosyadaki evraklardan anlaşılmadığı gibi Kurum müfettiş raporunun dosya içerisine alınmadığı anlaşılmış olup, davacı ile ilgili yapılan incelemede ise,4.2.1979 tarihi itibariyle Kuruma kayıt ve tescili yapılan davacının prim hesabına 3.5.2004 tarihinde 10 adet hayali yükleme yapıldığı, sözkonusu işlemlerin herhangi bir tahsilata dayanmadığı, belirtilen hayali yüklemeler yapıldıktan sonra 30.07.2004 tarihinde sigortalıya sağlık karnesi verildiği, 01.06.2004 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı, davacı da dahil olmak üzere hayali prim yüklemesi ile emekli olması sağlanan kişilerin emeklilik işlemlerinin iptal edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmesi üzerine Kurumun 31.10.2006 günlü kararı ile davacının almakta olduğu yaşlılık aylığının iptaline ve yersiz ödenen yaşlılık aylığının faizi ile birlikte 16.225,00 TL olarak iadesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Yargılama esnasında, davacının tahsis talep tarihi itibariyle Kuruma 10.552,21 TL borcunun bulunduğunun anlaşılması üzerine davacının 5510 sayılı Yasa’nın geçici 24. maddesinden yararlanarak 27.8.2008 tarihi itibari ile 5.240,00 TL primi Kurumun hesabına yatırdığı ve mahkemenin de ödenen bu miktarı eksik prime sayarak davacının 27.5.2004 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verdiği anlaşılmaktadır.
Davacının prim hesabına 3.5.2004 tarihinde 10 adet hayali prim ödemesi giriş işlemi yapılmış ise de davacı makbuz ibraz edemediğinden dayanağı olmayan bu işlemler hayali prim yüklemesi niteliğindedir.
Davacının tahsis talebinden önce 8.500,00 TL gibi yüksek miktarda prim ödemesi yaptığı halde makbuz almaması hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacının tahsis talep tarihinde Kuruma 10.552,21 TL prim borcu bulunması nedeniyle 1479 sayılı Yasa’nın 35.maddesine göre yaşlılık aylığına hak kazanması mümkün olmadığından Kurum müfettişince düzenlenen 12.05.2006 tarihli rapor doğrultusunda davacının almakta olduğu yaşlılık aylığının iptaline ve yersiz ödenen yaşlılık aylığının faizi ile birlikte istenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ :Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.11.2013 gününde oy birliği ile karar verildi.