Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/1425 E. 2009/3064 K. 09.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1425
KARAR NO : 2009/3064
KARAR TARİHİ : 09.03.2009

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı …Ş avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, … Otomotivin sahibi olan davalı …’den 22.560,00 YTL bedelle ikinci el araç satın aldığını, kredi işlemleri adı geçen davalı tarafından vekaleten yapılmak üzere, bir kısım araç bedelinin diğer davalı Bankadan alınan kredi ile ödendiğini, 17.000,00 YTL üzerinden alınan kredi gereğince hesaplanan taksitlerin düzenli olarak ödenmesine rağmen, Banka tarafından 25.000,00 YTL kredi kullanıldığından bahisle eksik ödeme yaptığının bildirildiğini, bu şekilde davalı … ve diğer davalı Banka görevlilerinin birlikte hareket ederek, gerek kredinin çıkarılmasında gerekse sonrasında usulsüz işlemlerde bulunmak suretiyle haksız kazanç temin ettiklerinin anlaşıldığını ileri sürerek, tüketici kredisinin işlemiş faiz ve ferileriyle birlikte 20.953,00 YTL olduğunun ve bu miktarı aşan kısmından borçlu olmadığının tespitine, usulsüz işlemler nedeniyle duyduğu sıkıntı ve üzüntü nedeniyle de 1.000,00 YTL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davaya cevap vermemiş, diğer davalı Banka ise, davacının 25.000,00 YTL üzerinden kredi kullandığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının 17.000,00 YTL kredi kullanmasına rağmen, davalılar tarafından el ve işbirliği ile 25.000,00 YTL kredi verilmiş gibi işlemler yapıldığı, gerçekte kullanılan kredi miktarının ise 17.000,00 YTL olduğu benimsenmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı Bankaya kredi nedeniyle 20.941,20 YTL borçlu olduğunun, borcun aylık 872,55 YTL taksitlerle ve 24 eşit taksitte tasfiyesi gerektiğinin tespitine, davacının yaptığı fazla ödemeler varsa davalılardan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Banka tarafından temyiz edilmiştir.
2009/1425-3064
1-Davacı, davalı …’ den satın aldığı araç nedeniyle satıcının aracılığıyla diğer davalı Banka’dan 17.000,00 YTL üzerinden kredi kullandığını, ne var ki davalıların el ve işbirliği ile yapılan hileli işlemler sonucunda davalı Banka tarafından 25.000,00 YTL üzerinden kredi verilmiş gibi borç çıkartıldığını ileri sürerek, almış olduğu tüketici kredisinin işlemiş faiz ve ferileriyle birlikte 20.953,00 YTL olduğunun ve bu miktarı aşan kısmından borçlu olmadığının tespiti ve manevi tazminat istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davacının, aynı şikayetlerle dolandırıldığından bahisle … Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğu, … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/14 E. sayılı dosyası üzerinden … hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan ceza davası açıldığı, kredinin kullanıldığı Banka şubesinin müdürü olan … hakkında ek kovuşturma kararı verildiği de, dosyada mevcut olan belgelerden anlaşılmakta olup, davalı … tarafından 25.000,00 YTL üzerinden kredi verilmiş gibi yapılan işlemlerde, davalı Banka çalışanlarının el ve işbirliğinin mevcut olup olmadığı, dolayısıyla olayda davalı Bankanın da sorumlu olup olmadığı konusunda, açılan bu davanın sonucunun eldeki davayı etkileyecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. B.K.nun 53. maddesi gereğince hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, mahkumiyet ve tespit edilen maddi olgularla bağlı olduğundan, bu dava yönünden ceza mahkemesinde açılan kamu davasının sonucunun beklenmesi zorunludur. O halde mahkemece değinilen bu yön gözetilerek adı geçen ceza davası “bekletici sorun” yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 9.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.