YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14669
KARAR NO : 2010/16950
KARAR TARİHİ : 28.12.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi 08/03/2010 tarihli dilekçesi ile … Köyü, … mevkii, 1373 parsel sayılı 2000,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalı … adına tarla vasfıyla kayıtlı olduğunu, yörede 123 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından 2006 yılında 6831 sayılı yasa gereği Orman Kadastrosu ve 2/B uygulama çalışması yapıldığını, çekişmeli taşınmazın 2006 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını belirterek davalı … adına tarla vasfıyla kayıtlı olan taşınmazın vasfının orman olarak değiştirilerek orman vasfıyla Hazine adına tescilini ve elatmanın önlenmesini istemiştir. Mahkemece, davacının davasının kabulüne ve … merkez, … köyü, … mevkii Cilt:…, Sayfa:…, Cinsi: Tarla olan 2000,00 m² yüzölçümündeki Hazine adına kayıtlı 1373 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile Orman vasfıyla Hazine adına kayıt, tesciline ve karar kesinleşinceye kadar davalının dava konusu taşınmaza vaki müdahalesinin men’ine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali, tescili ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 16/10/2006 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve … bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 2006-2007 yıllarında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, davacı … arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 28/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.