Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/12086 E. 2009/2834 K. 05.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12086
KARAR NO : 2009/2834
KARAR TARİHİ : 05.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının muhtelif aboneliklere ait fatura tüketim bedellerini vadesinden sonra ödediğini bildirerek, 26.6.2003 tarihine kadar 12.409.989.000 TL gecikme cezası ve 2.118.179.920 TL gecikme cezasının KDV’si olmak üzere toplam 14.528.168.920 TL’nin 26.6.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyulduğu açıklanarak, davanın kısmen kabulü ile, gecikme cezası ile gecikme cezası KDV toplamı 1.940 YTL.nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, bozmanın şumulü dışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalının, üç adet su aboneliğine ait fatura tüketim bedellerini geç ödemesi nedeniyle 6183 sayılı yasada öngörülen gecikme zammı ve gecikme zammının KDV’sini talep etmiştir. Mahkemece, bu şekilde yapılan hesaplama sonucu verilen karar Dairemizce 11.6.2007 günlü ilam ile , “ davanın dayanağını teşkil eden taraflar arasında düzenlenen, 2008/12086-2009/2834
ikisi 18.10.1996 tarihli, diğeri de 8.6.1976 tarihli olan üç adet abonelik sözleşmesinde 6183 sayılı yasa gereğince gecikme zammı istenebileceğine dair bir kararlaştırma bulunmamaktadır. Bu durumda davacı, anılan yasaya göre gecikme zammı isteminde bulunamaz. Ancak,-çoğun içinde az da vardır- kuralı gereğince davacının zamanında ödenmeyen alacağı nedeniyle yasal faiz talep edebileceğinin kabulü gerekir. “ gerekçesi ile bozulmuş ve mahkemece de bozmaya uyulmasına karar verilmiş ancak iki sözleşme için yine 6183 sayılı yasada öngörülen oranlarda faiz hesabı yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuştur. Bozmaya uyulmakla, taraflar yararına usulü kazanılmış hak doğacağından bozma kararı gereğince işlem yapılması zorunludur. O halde, yukarıda açıklanan bozma kararı gereğince işlem yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.60 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, 5.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.