Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/18385 E. 2013/22178 K. 28.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18385
KARAR NO : 2013/22178
KARAR TARİHİ : 28.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine, işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi, davalılardan … vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 15.4.2000-28.5.2010 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı …’a ait işyerinde 7.4.2003-28.5.2010 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı asgari ücretle çalıştığının tespitine hükümde … şekilde karar verilmiş ise de delillerin taktirinde hata yapılmıştır.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin hizmet aktine mi yoksa adi ortaklık ilişkisine mi dayandığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi Kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işyerinin 27.10.2008 tarihinde 5510 Sayılı Yasa kapsamına alındığı ve halen faaliyetinin devam ettiği, davacı adına davalı işyerinden sigortalı çalışma bildiriminin yapılmadığı, davacının vergi kaydının bulunmadığı, davalı …’ın 7.4.2003 tarihinden itibaren vergi kaydının mevcut olduğu, davacı adına düzenlenmiş “yardımcı eleman kartı “bulunduğu bu kartta firma ünvanının “… Trafik Müşavirliği”olarak yazıldığı, davalının 9.6.2004 tarihinden beri Trafik Müşavirleri odasına kayıtlı üye olup davacının bu nitelikte bir kaydının olmadığı, 11/05/2000, 29/05/2000, 17/01/2001, 07/02/2002, 30/05/2003, 27/06/2003, 04/09/2003, 10/08/2004/, 22/11/2005, 21/12/2005, 09/06/2006, 14/05/2007, 04/02/2008, 18/03/2008, 14/01/2009, 20/05/2010 tarihli vekaletnamelerde motorlu araçların trafik vergi muayene vs. resmi işlemleri için davacı,davalı ve başka şahısların birlikte ve ayrı ayrı vekil tayin edildiği,… 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/430 esas sayılı dosyası, … 10 Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/814 esas sayılı dosyası … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/776 esas sayılı dosyası, … 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/185 esas sayılı dosyası, … 17. Asliye Ceza Mahkemesi 2009/386 esas sayılı dosyasında davalı hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, davalının savunmasında yanında ortak olarak davacının çalıştığından bahsetmediği, … 10, 11, ve 16 Asliye Ceza Mahkemelerinde görülen kamu davalarında davalının resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği, davacı ve davalı adlarının yer aldığı … Trafik Müşavirliği adında kartvizitin mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacının davalı … yanında hizmet akdine dayalı olarak 7.4.2003-28.5.2010 tarihleri arasında çalıştığı yönünde tespite karar verilmiş ise de, davalının aleyhinde açılan ceza dosyalarında durumunu daha da ağırlaştıracak savunma da bulunulması beklenemez. Dosyaya davalı tarafca ibraz edilen, davacı ve davalı adlarının yer aldığı … Trafik Müşavirliği adındaki kartvizitin sahteliği davacı tarafca da savunulmamıştır. Öte yandan, 10 yıl gibi çok uzun bir süre hizmet akti ile çalışma iddiası olmasına rağmen işçilik hakları ile hiçbir belgenin veya banka kaydının ibraz edilememesi hayatın olağan akışına uygun değildir. Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin adi ortaklık olduğu aralarında bir hizmet akdinin bulunmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar vermek gerekirken, mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’a iadesine, 28/11/2013 gününde oyçokluğu karar verildi.

KARŞI OY

Davacı davalı …’a ait … Trafik Müşavirliği iş yerinde hizmet akdine tabi çalıştığının tespitini istemiş, davalı, davacı ile ortak olduklarını savunmuş, Mahkemece taraflar arasında hizmet akdinin olduğu kabul ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı adına sigortalılık tescil kaydının ve vergi kaydının bulunmadığı, işyerinin vergi kaydı ve Sosyal Güvenlik Kurumundaki işyeri kaydının davalı … adına
olduğu, davalının Trafik Müşavirleri Oda üyesi olduğu halde davacı …’nin üye kaydının bulunmadığı, dosyaya ibraz olması … Trafik Müşavirliğine ait kartvizitde davacı ve davalının birlikte adlarının bulunduğu ancak işyerinin ortak işletildiğine dair bir kaydın bulunmadığı ayrıca dosya içerisinde mevcut Dernek ve Odaca verilen kimlik kartlarında davacının … Trafik Müşavirliği işyerinde yardımcı eleman olduğunun, çalıştığı firma adına iş takibi yapdığının belirtildiği tespit edilmiştir.
Halen davalı işyerinde çalıştığı anlaşılan bordro tanığı ve davalı tanıkları taraflar arasında ortaklık ilişkisi bulunduğunu belirtmiş iken, davacı tanıkları davacının davalı yanında hizmet akdine tabi olarak çalıştığını ifade etmişlerdir.
Davalının aleyhine açılan ceza dosyasında ortaklıktan hic bahsetmediği anlaşılmakta olup bu husus aleyhine değerlendirilmez ise de, dosyada toplanan deliller özellikle Odaca verilen kimlik tanıtımı kartı gözönünde tutularak davacının işyerinde hizmet akdine tabi olarak çalıştığı kanaati ağır bastığından kararın onanması görüşünde olduğumuzdan çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne iştirak etmemekteyiz.