Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/13922 E. 2009/267 K. 20.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13922
KARAR NO : 2009/267
KARAR TARİHİ : 20.01.2009

… vekili avukat … ile 1-Kartal Ensar … Hiz. Ve Malzemeliri San. Ve Tic. Ltd. Şti. (… … Hastanesi) vekili avukat … araz 2-Tahsin Bayzadeoğlu vekili avukat Hakkı Kaya aralarındaki dava hakkında Kartal 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 16.10.2007 tarih ve 229-430 sayılı hükmün Dairenin 9.6.2008 tarih ve 1804-7874 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, 2.9.2004 tarihinde davalı Özel Kartal … Hastanesi’ne sağ el bileğinde çok parçalı kırık şikayeti ile başvurduğunu, kendisini davalı Op Dr …’nun muayene ederek ameliyat önerdiğini, aynı gün kolundan uyuşturulmak suretiyle ameliyat edilip, alçıya alındığını, bir gece hastanede yatıp ertesi gün taburcu olduğunu, kolunun 45 gün alçıda kaldığını, alçı çıktıktan sonra bilek hareketi ve fizik tedavi önerildiğini, 15 seans fizik tedavi gördüğünü, ancak üzerinden 3 ay geçmesine rağmen bileğini ve kolunu istediği gibi kullanamadığını, yapılan tedavinin yanlış olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 4.000.00 YTL maddi, 6.000.00 YTL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, hastanın tedavisi sürecinde tıbbi bir ihmal, kusur yada hastaya etik olmayan bir yaklaşım olmadığını, çok parçalı kırıkların tedavisi sonrası görülen hareket kısıtlanmasının olağan olup, vaktinde yapılan aktif ve yoğun fizyoterafi ile sorunun minimalize edildiğini, ancak hastanın maddi imkansızlık nedeniyle fizik tedavi ve rehabilitasyon görmeden takipten çıktığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, hükme dayanak yapılan 26.6.2007 ve 27.6.2007 tarihli Adli Tıp Raporları, … Tabib Odası tarafından hazırlanan rapor, … İl … Müdürlüğü tarafından yapılan soruşturma neticesine göre, gerçekleştirilen işlemlerin usul ve fenne uygun olduğu, davalılara atfı kabil herhangi bir suç yahut kusurun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından
2008/13922-267
temyiz edilmiş, Dairemizin 9.6.2008 gün ve 2008/1804 esas, 2008/7874 karar sayılı ilamı ile onanmış, davacı bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacının HUMK.nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Dava, her iki davalı bakımından aynı sebepten ötürü reddolunmuştur. 27.6.1956 gün 2/14 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince davacıya karşı müteselsilen sorumlu bulunan müteaddid hakiki veya hükmi şahıslar aleyhine açılan bir davanın davalılar için müşterek sebepten dolayı reddi halinde dava olunan şeyin kıymet ve miktarı üzerinden tek vekalet ücreti tayin ve takdir olunması gerekirken, mahkemece aksine yazılı düşünce ile davalıların vekilleri için ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri kanuna aykırıdır. Bu hususun daha önce yapılan temyiz incelemesinde zuhulen gözden kaçırılmış olduğu bu kez yapılan incelemeden anlaşıldığından davacının karar düzeltme talebinin kısmen kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerekir.
Ne varki; bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK 438/son maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: 1.bent, gereği davacının sair karar düzeltme isteminin reddine, 2.bent gereği davacının karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 9.6.2008 gün ve 2008/1804 esas, 2008/7874 karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, temyiz olunan hükmün, kararın 6. ve 7. fıkrasındaki “davalılar Özel Kartal … Hastanesi ve Dr. …’na vekalet ücreti takdirine” ilişkin bölümünün karar metninden çıkarılmasına; yerine ayrı bir fıkra ile “Davalılar Özel Kartal … Hastanesi ve Dr … vekilleri için 930.00 YTl nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine” sözlerinin yazılmasına hükmün düzletilmiş ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 20.1.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.