Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/2249 E. 2022/8011 K. 03.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2249
KARAR NO : 2022/8011
KARAR TARİHİ : 03.11.2022

Mahkemesi:Asliye Ceza Mahkemesi

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK’nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan ‘’Basit Yargılama Usulü‘’ başlıklı 251.maddenin 1. fıkrasında yer alan ‘’Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra para cezasının ve/veya üst sınırın 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verebilir’’ şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, basit yargılama usulünden beklenen faydanın elde edilemeyeceği gerekçe gösterilerek genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği gözetildiğinde, mahkemenin uygulama yapılmayacağına ilişkin takdirinin olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede,
09.04.2016 günü sanığın 1,57 promil alkollü vaziyette sevk ve idaresindeki … ile seyir halindeyken, tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiği olayda; Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2015 tarih, 2014/120 Esas, 205/441 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, 5237 sayılı TCK’nın 155/1 maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olması ve 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” ibaresinin kanun metninden çıkarılması nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 155/1. maddesinde tanımı yapılan güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usulü göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip hakkında bahsedilen ilamın esas alınarak TCK’nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
2-Bozma kararına konu ilk hükümdeki ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı saklı tutulan sanık hakkında sonuç ceza belirlenirken, uygulanan kanun ve maddesinin; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi yerine uygulama alanı bulunmayan, 5271 sayılı CMK’nın 283. maddesi olarak gösterilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 232/6. madde ve fıkrasına uyulmaması,
3-Bozma kararı öncesi trafik güvenliğini tehlikeye suçundan dolayı hükmedilen 25 gün hapis cezasına ilişkin ilk hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hakkı teşkil edeceği gözetilip, kazanılmış hak nedeniyle infazın 25 gün hapis cezası üzerinden yapılacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç cezanın 25 gün hapis cezası olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.