Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/684 E. 2013/29884 K. 20.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/684
KARAR NO : 2013/29884
KARAR TARİHİ : 20.12.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, uğratılan zararın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili davalı aleyhine dava açarak, davacı iş yerinde şoför olan davalının 06 AZ 8370 plakalı aracı kullanırken köprü altına damper kısmını takması sebebiyle araca zarar verdiğini, iddia ederek 15.866,00 TL zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, kazanın trafik kazası olduğunu, kazanın araç seyir halinde iken köprü girişinde araç damperinin kendiliğinden açılması sonucu gerçekleştiğini savunarak haksız davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının aracının damperinin kalkık olduğunu fark edememesi sebebiyle aracın damperinin köprünün altına çarparak 100 metre ileride durması şeklinde kazanın meydana gelip araçta hasar meydana geldiği, ayrıntıları 07.09.2011 tarihli bilirkişi kurulu raporundan da anlaşılacağı üzere araçtaki hasar bedelinin 13.676,03 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı işçinin kullandığı kamyonun kaza yapması sebebiyle davacı işverene verdiği iddia edilen zararın tazminine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 100. maddesinin 1. fıkrasında, “Bir borcun ifasını veya bir borçdan mütevellit bir hakkın kullanılmasını kendisi
ile beraber yaşayan şahıslara veya maiyetinde çalışanlara velev kanuna muvafık surette tevdi eden kimse, bunların işlerini icra esnasında ika ettikleri zarardan dolayı diğer tarafa karşı mesuldür.” denilmiştir.
Görüldüğü üzere anılan hükümde işverenin çalıştırdığı kişilerin sözleşme yaptığı diğer kişilere verdiği zarardan sorumluluk düzenlenmiştir. Belirtilen hükümde işçinin verdiği zarardan dolayı işverenin işçiye rücu … edemeyeceğine ilişkin bir düzenleme yer almamakla birlikte bu konuda işverenin rücu hakkı olduğundan kuşku duyulmamalıdır. Bu hak ise işveren ile işçi arasındaki iş sözleşmesine dayanmaktadır. Bu noktada işçinin sorumluluğu kusura dayalı bir sorumluluk olup, işverenin rücu hakkının kapsamı işçinin kusuruna göre şekillenir.
Somut olayda, davacı şirket ile Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğu ve bu sözleşmesi kapsamında davalının kullandığı 06 AZ 8370 plakalı kamyon ile atık nakliyesi yaparken damperin kalkık olması sebebiyle üst geçide çarptığı ve bu kaza neticesinde araçta hasar oluştuğu görülmektedir. Davalı taraf araçta damperin kendiliğinden kalkmasına sebep olacak bir arıza olduğunu, kusurlu olmadığını savunmasına rağmen makine mühendisi, inşaat mühendisi ve emniyet müdüründen oluşan bilirkişi heyetince sadece kaza sonucu meydana gelen hasar tutarı hesaplanmakla yetinilmiş ve kusura ilişkin bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Aynı şekilde mahkemece kusura ilişkin bir değerlendirme yapılmadan bilirkişi tarafından yapılan tespite göre karar verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, işçinin kusuru hem sorumluluğu bulunup bulunmadığının tespiti hem de sorumluluğunun kapsamının belirlenmesi noktasında belirleyicidir. Bu noktada davalının savunmalarını da karşılayacak şekilde bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.