Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/13751 E. 2009/3609 K. 17.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13751
KARAR NO : 2009/3609
KARAR TARİHİ : 17.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki devre tatil sözleşmesinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı ile 3.6.2007 tarihli devre tatil sözleşmesi imzaladığını, 500,00 YTL peşin, bakiye için her biri 50,00 YTl değerinde 39 adet senet verdiğini, sözleşme konusu konutları görmediği gibi hiç de kullanmadığını ileri sürerek sözleşmenin feshi ile ödediği 500,00 YTl ile bir adet senet bedeli olan 50,00 YTLnin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … Park Resort Tur.İnş. Tic. ve Ltd.Şti. davanın reddini dilemiş, diğer davalı şirket duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece, davacının cayma bildiriminin sağlayıcıya tebliğ edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasayla değişik 4077 sayılı yasanın 6/B maddesi uyarınca; devre tatil sözleşmeleri, “en az üç yıl süre ile yapılan ve bu süre zarfında yıl içinde, belirli veya belirlenebilecek ve bir haftadan az olmayacak bir dönem için bir veya daha fazla sayıdaki taşınmazın kullanım hakkının devri taahhüdünü içeren ve bir nüshasının tüketiciye verilmesi zorunlu, yazılı sözleşme yada sözleşmeler grubu” olarak tanımı yapılmıştır. Cayma hakkıyla ilgili olarak ise Devre Tatil Sözleşmesi uygulama karar ve esasları hakkında yönetmeliğin 6/1.maddesi Tüketicinin, sözleşmenin her iki tarafça imzalanmasından itibaren 10 gün içinde hiçbir sebep göstermeksizin ve hiçbir hukuki ve cezai sorumluluk 2008/13751-2009/3609
üstlenmeksizin cayma hakkını kullanarak sözleşmeden dönebileceği düzenlemesi getirilmiştir. Burada üzerinde durulması gereken konu cayma hakkı kullanımının ne zaman başlayacağı noktasında toplanmaktadır. BK’nun 219-220 maddelerinde tecrübe ve muayene şartlı satım, alıcının malı tecrübe ve muayene edip tasvip etmesi şartına bağlı olarak yapılan satım olarak tanımlanmıştır. Sözleşmeye konu devre tatilin tecrübe ve muayene edildiği, bir başka deyişle sözleşmenin tesislerde yapıldığı savunulmadığı gibi, sözleşmede de nerede imzalandığı açıklanmamıştır. Öyle olunca 4077 Sayılı Yasanın 6/B maddesi tüketici sözleşmeyi tecrübe ve muayene koşulu gerçekleşmeden her zaman feshedebilir.
Somut olayda da, yanlar arasında düzenlenen sözleşme 3.6.2007 tarihli olup kırmızı dönem (20 Mayıs-16 Eylül arası) kullanım hakkı olduğu ve 2008 yılından itibaren yararlanmanın başlayacağı, böylelikle henüz tecrübe muayeneyenin gerçekleşmediği ve davanın açılış tarihi itibariyle cayma hakkının süresinde kullanıldığı anlaşılmıştır. Diğer taraftan yanlar arasında düzenlenen sözleşmenin 10.maddesinde, adres değişikliklerin karşılıklı bildirileceği, aksi halde eski adrese yapılan tebligatın gerekli olacağı kararlaştırılmış olduğundan mahkemenin aksi yöndeki gerekçesi de yerinde değildir. Öyle olunca sözleşmenin tesislerde düzenlendiği iddia ve ispat edilmediğinden ve cayma hakkının davacı yanca süresinde davalı tarafından kullanıldığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 17.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.