YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12467
KARAR NO : 2010/16422
KARAR TARİHİ : 21.12.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 27.03.2008 gün ve 2008/1472-1290 sayılı bozma kararında; “Mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için bölgede orman sınırlandırması ve orman sınırlarında değişiklik yapılmış ise orman sınırlandırma ve orman sınırlarında yapılan değişikliklerle ilgili yönetimsel işlemlerin dayanağı harita ve eki belgelerin kesinleşme günlerini gösterecek şekilde Orman İdaresinden getirtilmesi, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazın bulunduğu belde yada köye komşu köyler halkından seçilecek yerel, uzman ormancı bilirkişi ve uzman bilirkişi tapu … memuru hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılması, geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği ile orman sınırlandırma harita ve tutanağı yapılmış ise orman sınırlarındaki 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı kanunla değişik 2 ve aynı yasanın 2896, 3302 ve 3373 sayılı yasalarla değişik 2/B maddesi hükmü uyarınca yapılan değişikliklerle ilgili haritaların ölçekleri mera tahsis haritasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle haritaların çakıştırılarak yerine uygulanması, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılması, bu yolla dava konusu taşınmazın orman sınırlandırma ve yapılmış ise orman sınırlarında yapılan değişikliğe ilişkin haritaların ve mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığının duraksamasız belirlenmesi, uzman bilirkişilerden ayrıntılı, gerekçeli keşfi izlemeye, yerel bilirkişi sözlerini denetlemeye, bu yolla yargı denetimine açık ayrı ayrı raporlar alınması, çekişmeli taşınmazın orman sınırlandırma ve yapılmış ise orman sınırlarında yapılan değişikliklerle ilgili haritalar ile mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığının duraksamasız belirlenmesi, taşınmazın mera tahsis haritasının kapsamında kaldığı saptandığı takdirde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmesi, dava konusu taşınmazın mera tahsis haritasının kapsamında kalmadığı saptandığı takdirde tahsis gününden sonra mera niteliğini yitireceği ve mera tahsisinin yapıldığı gün ile kadastro tespitinin yapıldığı günler arasında davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen bağımsız 20 yıllık sürenin geçmediği göz önüne alınarak taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 18. maddesi hükmü uyarınca Hazine adına tesciline karar verileceğinin gözönüne alınması, ancak bu olgular dikkate alınırken öncelikle taşınmaz orman sınırlandırma harita ve tutanağının kapsamında kalması halinde taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verileceği düşünülmesi, az yukarıda belirtilen yasalar uyarınca
orman sınırları dışına çıkarılmış ise bu doğrultuda işlem yapılması, taşınmazın bulunduğu bölgede orman sınırlandırması yapılmamış ise yukarıda vurgulandığı gibi 6831 Sayılı Yasanın 1.maddesi hükmü uyarınca … fotoğrafları amenajman planları ve memleket haritası eşliğinde araştırma yapılması, deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın reddi ile dava konusu Çambaşı Köyü 121 ada 75 ve 125 ada 4 nolu parsellerin kadastro komisyon tutanakları gibi tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4.maddesi gereğince orman sınırlandırması yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava konusu taşınmazların mera komisyonunca mera olarak sınırlandırıldığı, uzman ziraat bilirkişi tarafından taşınmazların mera niteliğinde olduğu belirtildiği gibi, bir an için aksi düşünülse bile davacının ekonomik amacına uygun zilyetliğinin bulunmadığı belirlenerek hüküm kurulduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 21/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.