Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/13041 E. 2009/3617 K. 18.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13041
KARAR NO : 2009/3617
KARAR TARİHİ : 18.03.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı “… Temizlik Hizmetleri” adlı firmanın sahibi olduğunu, davalı ile 24.4.2003 tarihli … ortaklığı sözleşmesi düzenlediklerini, eşi… tarafından imzalanan teminat senedinin de boş olarak davalıya verildiğini, davalının ortaklık şartlarına uymadığını, hesap vermediğini, elde edilen gelir ve yapılan giderlerin belli olduğunu öne sürerek, 4.368.880.000 TL ‘nin reeskont faiziyle tahsili ile teminat senedinin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ortaklığın tasfiye edildiğini, davacıdan olan alacağa karşılık sözkonusu senedin alındığını, senet yönünden davacının husumet ehliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alacak talebinin reddine,senet ile ilgili davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı ile adi ortaklık kurduklarını, bu işin teminatı olarak dava dışı eşi ve vekili… tarafından davalıya 7.500.000 TL bedelli teminat senedi verildiğini, davalının işi yarım bırakıp gittiğini, hesap vermediğini belirterek 4.368.880.000 TL alacağın tahsili ile teminat senedi olarak davalıda bulunan 7.500.000.000 TL’lik bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemi ile bu
2008/13041-2009/3617
davayı açmıştır.
Taraflar arasında 24.4.2003 tarihli adi ortaklık sözleşmesinin yapıldığı bu işin teminatı olarak davalıya davacının eşi ve vekili sıfatıyle keşideci… olan 7.500.000 TL bedelli teminat senedi verildiği dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi bu hususlar mahkemeninde kabulündedir. Mahkemece yapılan inceleme sonucu, adi ortaklık nedeniyle davalının davacıya borcunun olmadığı, aksine davalının yapılan ortak … nedeniyle davacıya göre 2.388.00 YTL noksan bedel aldığı saptanmıştır. Yukarıda belirtildiği üzere davalıya işin teminatı olarak… tarafından 7.500.000 YTL’lik teminat senedi verilmiştir. Dava konusu olan bu senette keşideci… olup davacının ciranta kefil Sıfatı yoktur. Bu nedenle davacının bu senede ilişkin menfi tespit davacı açması mümkün değildir. Mahkemenin bu nedenle davacının bu senede ilişkin dava açamayacağına ilişkin kabulü ilke olarak doğrudur. Ne varki bu davanın açıldığı 30.10.2003 tarihinden önce davacının davalıya çektiği 8.10.2003 tarihli ihtarnameye davalının cevaben çektiği 16.10.2003 tarihli ihtarnamede adi ortalık nedeniyle davacıdan 7.500 YTL olarak alacaklı olduğu bildirilip bu meblağın ödenmesi talep edilmiştir. Böylelikle 7.500.000 TL alacakla ilgili olarak taraflar arasında muaraza çıkmıştır. Davacının 7.500.000 YTl’lik senedin kendisine iadesini telep etmesi bu konuda çıkan uyuşmazlığın giderilmesi telebinide içermekte olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece davacının talebinin bu doğrultuda değerlendirilip sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarada (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı lehine BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.