YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13910
KARAR NO : 2009/3633
KARAR TARİHİ : 18.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı sigortalılarının zihinsel engelli çocuklarına eğitim hizmeti verdiklerini ve ücretinin mevzuata ve özellikle Bütçe Uygulama Talimatı çerçevesinde ödendiğini ve mevzuatta eğitim verilecek süreler yönünden sınırlama bulunmadığını ancak, 26.4.2003 tarihli yazı ile 1.1.2001 tarihinden itibaren özürlü sayısı dikkate alınmadan, grup ve bireysel eğitim esas alınarak ödeme yapılması gerektiğinden fazla ödendiği anlaşılan 20.785 YTL’nın kurumdan olan alacağa mahsuben kesildiğini, getirilen yeni düzenlemenin geçmişe etkili olarak uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 20.785 YTL’nın kesilme tarihi olan 5.5.2003 tarihiniden ticari avans faiziyle ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya yapılan ödemelerin 2001 yılına kadar özürlü sayısına göre belirlendiği halde, 2001 yılı Bütçe Uygulama Talimatı ile özürlü sayısı yerine verilen grup ve bireysel eğitim esas alınarak ödeme yapılmasının öngörüldüğünü, günde en fazla 7 seans bireysel eğitim verilmesi konusunda getirilen sınırlamanın 31.12.2002 tarihli genel yazı ile önceki genelgelere ilaveten ayrıntılı olarak duyurulduğunu ve yapılan inceleme sonucu 1.1.2001 ile 30.6.2002 tarihleri arasında genel yazıda açıklanan şekilde 7 seanstan fazla eğitim yapıldığı bildirilen kısım için yapılan ödemelerin haksız olduğu anlaşıldığından söz konusu kesintinin yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
2008/13910-2009/3633
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı mevzuata uygun şekilde verilen hizmetin karşılığının kendisine ödendiğini ancak genel yazıya istinaden geriye dönük olarak kesinti yapıldığını ileri sürerek yapılan kesintinin ödetilmesine karar verilmesin istemiştir.Davacının davalıya verdiği hizmetin yasal dayanağını 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun ek 37. maddesi oluşturmaktadır. Bu maddede ” Sigortalılar ve kurumdan sürekli … göremezlik geliri, malullük veya yaşlılık aylığı almakta olanların geçindirmekle yükümlü oldukları zihinsel, bedensel, ruhsal ve duygusal ozürü bulunan çocukları ile kurumdan hak sahibi olarak gelir veya aylık alan aynı durumdaki çocuklardan, kurum … tesisleri … kurulu raporu ile resmi veya özel eğitim merkezlerine gönderilenlerin, gelişim ve eğitimlerine ilişkin yardımlar, Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen esas ve miktarlarda Kurumca sağlanır” düzenlemesi getirilmiştir. 2001 yılı Bütçe Uygulama Talimatının ” özürlü Çocukların Eğitim ve Tedavi ve Rehabilitasyonu ” başlıklı 24.maddesinde de, önceki yıllarda uygulanan özür sayısına göre yardım usulünden vazgeçilerek özür veya özürlerden dolayı verilen grup ve bireysel eğitim esas alınarak yardım yapılması öngörülmüştür. Bu belirleme gereğince yapılacak işlemleri göstermek amacıyla,9.5.2001 ve 15.2.2002 tarihli genelgelerin çıkartıldığı, ancak gerek anılan yasada gerekse atıf yapılan bütçe uygulama talimatı ve yukarıda bildirilen genelgelerde ödemelerin yapılacağı özel eğitim merkezlerinde görevli uzman personelin bir günde en fazla kaç seans eğitim verebileceği, ödemelere esas alınacak azami seans sayısı konusunda bir açıklığın bulunmadığı, ve denetimler sonucu belirlenen suistimallerin engellenmesi için Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan yazışmalar sonucu uzman personelin günde en fazla 7 seans bireysel eğitim verebileceği kabul edilerek 31.12.2002 tarihli genel yazının çıkartıldığı ve bu yazıya istinaden fazladan ödendiği bildirilen miktarın davacıdan 5.5.2003 tarihinde defaten kesildiği anlaşılmaktadır.
Davalı idare tarafından suistimalleri engellemeye yönelik olarak yeni kurallar içerecek şekilde anılan 31.12.2002 tarihli genel yazı çıkarıldığına göre, yürürlük tarihinden i tibaren hüküm ifade etmesi asıldır. Geriye dönük olarak uygulanması usul ve yasaya, hukuki guven ilkesine aykırıdır. Kaldı ki, anılan genel yazının ” 1.1.2001 tarihinden bu yana yapılan ödemeler yukarıda belirtilen ve ilişikte örneklenen esaslara göre kontrol edilecek, varsa yapılan fazla ödemelerin tahsili cihetine gidilecektir ” ibaresinin, Danıştay 10. Dairesinin 31.1.2006 tarihli kararı 2008/13910-2009/3633
ile iptal edildiği de dosyaya sunulan bilgi ve belgelerle anlaşılmakta ise de, sözkonusu bu kararda; “soruşturma raporlarıyla eğitim verilmediği halde eğitim verilmiş gibi gösterilerek bedelinin alındığının somut bilgi ve belgelerle saptanması halinde idarece geri alınması için gerekli takip ve tahsil işlemlerine başvurulabileceği tartışmasız olup, günde 7 seanstan fazla bireysel eğitim verdiğini beyan eden eğitim merkezlerinin bu beyanlarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığına ilişkin somut bir tespit yapılmadan gerçeğe aykırı sayılması sonucunu doğuran bu düzenlemenin hukuki güvenlik ilkesi ile çeliştiği açıktır. “ifadesine yer verildiği de anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca az yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece taraflardan bu yönde delilleri sorulup, gerektiğinde taraf ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu ile sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek olmadığına,
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA,2.bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek olmadığına, 18.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.