Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2022/9228 E. 2022/13551 K. 10.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9228
KARAR NO : 2022/13551
KARAR TARİHİ : 10.10.2022

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki davada İstanbul Anadolu 2. Tüketici Mahkemesi ile Denizli Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İstanbul Anadolu 2. Tüketici Mahkemesince, davalılar vekillerince süresinde verilen cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunulduğu ve yetkili mahkemenin Denizli Mahkemeleri olarak gösterildiği, 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun genel yetki kurallarını düzenleyen 6. maddesine göre genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olması, davalıların birden fazla olması halinde bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde davanın açılmasının gerekmesi, 6502 sayılı Kanun’un 73/5. maddesi nedeniyle tüketicilerin ikametgahında da dava açılabileceği ancak dava konusu olayda davacının satıcı olduğu, davalıların tüketici olduğu, bu hükmün uygulanması durumunda da Denizli mahkemelerinin yetkili olacağı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Denizli Tüketici Mahkemesince ise, davacının sözleşmeden kaynaklı para alacağının tahsili için mevcut olan seçimlik yetki bakımından seçimlik hakkını kendi ikametinin bulunduğu yetkili yer mahkemesi olan İstanbul ilinden yana kullandığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı vekilinin dava dilekçesiyle, müvekkilinin davalı karşı akid … ile 10.10.2019 tarihinde yaptıkları sözleşme uyarınca araçların takasından doğan sözleşmeye istinaden davalı …’nun, davacıya ödeyeceği 400.000,00 TL’den Porsche Panamera araca ait ÖTV barışından doğan 80.000,00 TL’yi ve lastik değişiminden doğan 5.000,00 TL’yi kesinti yaparak nakden banka kredisi olarak 315.000,00 TL ödeyeceğini taahhüt ettiği, davalı …’nun sözleşmeden kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu ancak sözleşme imzalandıktan sonra müvekkilinin Porsche Panamera araca ait ÖTV barışı tutarının karşı akidin gerçeğe aykırı beyanı ile belirttiğini ve buna göre bedelden kesinti yaptığı gibi 80.000,00 TL olmayıp gerçekte 37.440,00 TL olduğu bilgisinin haricen edinildiğini, bu nedenle sebepsiz zenginleşilen 42.560,00 TL’nin işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Alacak davalarında yetki konusunda özel bir düzenleme bulunmadığına göre, yetkili mahkeme genel yetki kuralı gereği davalının yerleşim yeri mahkemesidir.
HMK’nın 6/1. maddesi uyarınca “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” Bu yetki kuralı kesin olmadığından HMK’nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 73. maddesinin beşinci fıkrasında “Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir” denilmekte ise de bu kural 6100 sayılı HMK’nın yetkiye ilişkin kurallarının yanında bir ek yetki kuralıdır.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, yerleşim yeri Ataşehir/İstanbul olan davacının davayı, yetkisiz İstanbul Anadolu 2. Tüketici Mahkemesinde açtığı, yerleşim yeri Merkezefendi/Denizli olan davalıların usulüne uygun olarak süresi içinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunarak dosyanın “Denizli Mahkemelerine gönderilmesini” talep ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın, Denizli Tüketici Mahkemesince görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21. ve 22. maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36/3. maddesi gereğince Denizli Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 10.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.