Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/4033 E. 2013/7213 K. 10.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4033
KARAR NO : 2013/7213
KARAR TARİHİ : 10.04.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, prim borçları yönünden 6111 sayılı Kanun’dan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 6111 sayılı Yasa’dan yararlanma hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının Kastamonu İş Mahkemesinin 2011/100 esas 2011/155 karar sayılı ilamında hüküm altına alınan 01.04.1995 tarihi ile 20.05.2011 tarihine kadar olan prim borçlarının 6111 sayılı yasa kapsamında yapılandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Mahkemece, 6111 sayılı Yasa’ya göre 30.11.2010 tarihine kadar tahakkuk eden Kurum alacaklarının 6111 sayılı Yasa kapsamında yapılandırılabileceği gözetilerek 01.04.1995 ile 30.11.2010 tarihleri arasındaki dönem yönünden davacının 6111 sayılı Yasa’dan yararlanma hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Davacının, 6111 sayılı Kanun’un yürürlükte olduğu dönemde açtığı ilk tespit davası ile 6111 sayılı Kanun’dan yararlanması gerektiğinin tespitini de talep edebilecekken, bu talebi, yeniden avukatlık ücretine hükmedilmesini sağlayacak şekilde ayrı bir davaya konu ettiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi de isabetsiz olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan ”20.05.2011” tarihinin silinerek hükümden çıkartılmasına ve yerine ”30.11.2010” tarihinin yazılmasına, hükmün vekalet ücretine ilişkin 3. bendinin tamamen silinerek yerine “Davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,“ sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 10.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.