YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7885
KARAR NO : 2012/16599
KARAR TARİHİ : 12.07.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücret alacağı, dört aylık ücret ve sosyal haklar, iş güvencesi tazminatı, fazla mesai ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı Bedaş avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Davacı işçi, iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine dair kesinleşen mahkeme kararından sonra süresi içinde başvurduğu halde işverence işe başlatılmadığını ileri sürerek, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı Bedaş vekili, davacının diğer davalı şirkete yaptığı işe iade başvurusu üzerine ihtarname ile işe davet edildiğini, ancak süresi içerisinde işe başlamadığını, bu sebeple bir talep … olmayacağını savunmuştur
Mahkemece, davacının işe başlaması hususunda gerekçede bir değerlendirme yapılmaksızın, söz konusu alacakların davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 21. maddesinin 5. fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. İşçinin işe iade yönündeki başvurusu ciddi ve samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. İşçinin süresi içinde işe iade yönünde başvurusunun ardından, işverenin daveti üzerine işe başlamamış olması halinde, işçinin gerçek amacının işe başlamak olmadığı kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla, işçi işverene hiç başvurmamış gibi sonuca gidilmelidir. Bu durumda işverence yapılan fesih, 4857 sayılı Kanun’un 21/5. maddesine göre geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Bunun sonucu olarak da, işe iade davasında karara bağlanan işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların talebi mümkün olmaz. Ancak, geçerli sayılan feshe bağlı olarak işçiye ihbar ve koşulları oluşmuşsa kıdem tazminatı ödenmelidir.
Dosya içeriğine göre, kesinleşen işe iade kararının ardından süresinde işe başlatılması için işverene başvuran davacıya 16.06.2008 tarihli ihtarla davalı işverenin tebliğin ertesi günü işe başlama davetini yaptığı sabittir. Davacı taraf ise mahkemece verilen kesin süreye rağmen tanıklarını dinletmediğinden, işe başlamak için gittiğinde bazı işçilere başlatılmayacaklarının bildirildiğini, davacının da aralarında olduğu bazılarına ise işçi açığı olursa çağırılacaklarının söylendiği ve böylece işe başlatılmadığı iddiasını kanıtlayamamıştır. Davacı, işveren davetine rağmen işverence işe başlatılmadığını ispatlayamadığından, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti istekleri reddedilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.