YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5035
KARAR NO : 2022/5863
KARAR TARİHİ : 05.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08/11/2012 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi, kâl ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09/02/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; dava konusu 291 parsel sayılı taşınmazın köy merası olarak sınırlandırıldığını, Gaziantep İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından yapılan bildirim üzerine İlçe İdare Kurulu görevlileri tarafından yürütülen soruşturma neticesinde davalıların 291 parsel sayılı köy merasına fıstık, zeytin, karışık meyve, bağ omcası vb. gibi bitkiler dikmek suretiyle müdahalede bulunduklarının tespit edildiğini belirterek, davalıların meraya el atmalarının önlenmesine, muhdesatın kâl’ine, uğranılan zarar ve ziyanın davalılardan tazminine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, dava konusu taşınmazın mera vasfını kaybettiğini, köyde hayvancılık olmadığını, herkesin tapu yerinin bitimine ağaç dikmek suretiyle kullandığını, 25-30 yaşlarında ağaçlar bulunduğu, babadan ve dededen bu şekilde kalan yerler olduğunu belirterek, davanın reddine savunmuşlardır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalılar … ve … vekili temyiz etmiştir.
Dava, meraya elatmanın önlenmesi, kâl ve tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın 187/1. maddesi; “İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir”, 189. madesi; “1-Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir, 2-Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz, 3-Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz, 4-Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir”; 190. maddesi; “1-İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir, 2-Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” hükümlerini içermektedir.
Davalılar tarafından mera parseline elattıkları savı ile Hazine tarafından açılan dava ispat yükü HMK’nın 190. maddesi uyarınca davacı üzerindedir. Dosya kapsamından hüküm kurulan yerlere davalılar tarafından elatıldığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmemiştir.
İspat açısından güncel tapu kayıtları getirilerek, taraf delilleri toplanarak ve varsa tanıkların taşınmaz başında dinlenmesi suretiyle davalıların mera parselinde kullandıkları yer olup olmadığı, hangi tarihten itibaren elatıldığı ve elatmanın devam edip etmediğinin tespiti gerekmektedir. Mahkemece, eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Diğer yandan, HMK’nın 297. maddesinde hükümde bulunması gereken hususlar açıkça belirtilmiştir. Mahkemece, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi yerine infazda tereddüt ve karışıklığa yol açacak şekilde bilirkişi raporuna atıf yapılmak suretiyle hüküm kurulması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/10/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.