Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/10050 E. 2009/3142 K. 10.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10050
KARAR NO : 2009/3142
KARAR TARİHİ : 10.03.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalış, davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat …. gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının eşi olduğunu,evlenmeden önce davalının tezgahtar olarak çalıştığı tuhafiye dükkanının işletme hakkını dava dışı babası ve ablasının katkılarıyla devir aldıklarını,kendisinin başka bir şirkette çalışması nedeniyle işyerinin resmi işlemlerin davalı adına yapıldığını,daha sonra kendisinin de işinden ayrılıp ortak dükkanda çalışmaya başladığını, davalı ile arasının açıldığını, … yerinin anahtarını değiştirdiğini ve içeri almadığını, tesbit yaptırdığını ileri sürerek anılan işyerine ortak olduklarının tesbiti ile tasfiyesine, ortaklık mallarının yar yarıya paylaştırılmasına, dava sonuna kadar elde edilecek kardan şimdilik 1.000 YTL maddi ve 10.000 YTL manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dükkanı kendi kazancıyla devraldığını,aralarında ortaklık ilişkisi bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında ½ oranında adi ortaklık olduğu kabul edilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle 22.905 YTL nın tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2008/10050-2009/3142
2-Davacı, davalı ile ortak oldukları tuhafiye dükkanına sokulmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı ortaklık ilişkisini kabul etmemiştir. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, taraflar arasında adi ortaklığın olduğu dosya içeriği ile sabittir. Davacı ortaklık sermayesinin babası ve ablasınca karşılandığını ileri sürmekte, davalı ise kendi birikimleriyle işyerini devraldığını, bir miktarda kayınpederinin katkısının bulunduğunu savunmaktadır. Toplanan delillerden ve özellikle tanık Lütfiye Aktaş’ın beyanından taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğu ve davacının babasından sermaye olarak alınan paranın da yine ortaklık geliriyle ödendiği,kurulan ortaklıkta idareci ortağın davalı olduğu ve taraflar arasında boşanma davası açılmazdan önce davacının ortaklığa alınmadığı ve ortaklığın fiilen hayatiyetini devam ettirdiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, idareci ortak olan davalıdan ortaklığa yapılan tüm masraflar, elde edilen kazanç ve ortaklığın borçları yönünden belge ve delillerini ibraz etmesi, böylece hesap vermesi istenmeli, verilen hesap üzerinde tarafların uyuştukları ve uyuşmadıkları noktalar saptanmalı, uyuşulmayan noktalarda tarafların delil ve karşı delilleri sorularak toplanmalı, gerekirse mahallinde uzman bilirkişi veya kurulu aracılığı ile yeniden inceleme ve araştırma yapılıp, karar tarihine en yakın tarih itibariyle ortaklığın tüm aktif ve pasifleri saptanmalı, tespit edilen aktif malvarlığının ve tespit edilen ortaklık borçlarının ne şekilde tasfiye edileceği taraflardan sorulmalı,anlaşamadıkları taktirde tayin edilecek tasfiye memuru vasıtasıyla ortaklığa ait malların satılarak ortaklığın öncelikle borçlarının ödenmesi ,kalanın da taraflara %50 hisseleri oranında paylaştırılmasına ve böylece ortaklığın BK. 538 ve devamı maddeleri hükümlerine göre tasfiyesine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu alınan yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerden dolayı tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 42,00 TL temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine ve yine peşin alınan 14,00 TL temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.