Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/10160 E. 2009/3233 K. 12.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10160
KARAR NO : 2009/3233
KARAR TARİHİ : 12.03.2009

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki devre tatil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat… ile davacı vekili avukat ….ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı ile yaptıkları 31.8.1987 tarihli sözleşmeye göre, … İlçesi, … mevkiinde bulunan 911 ve 1139 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki … tatil sitesinde 126, 345 ve 126 kapı nolu evlerin devre tatil hakkına sahip olduğunu, 14.2.2005 tarihli yazı ile davalının yenileştirme ve iyileştirme kapsamında siteye harcamalar yaptığını ve bundan devre tatil hakkı sahiplerinin paylarına düşen kısmın ödenmesini istediğini, sözleşmeye göre devre tatil hakkı sahiplerinden devre tatil servis bedeli istenebileceğini, davalının belirlediği devre servis bedelini de ödediklerini, kapasite artırma ve ek gelir sağlamayı amaçlayan otel, havuz gibi harcamaların kendilerinden istenemeyeceğini, bunun 4077 sayılı yasa ve yönetmelik hükümlerine, hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğunu bildirip, davalıya yenileme katkı payı adı altında ödeme yapılmaması gerektiğinin tespitiyle yaratılan muarazanın menine ve borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yenileme katkı payını istemenin sözleşme, yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğu gibi, yapılan bu imalatlar nedeniyle davacının devre tatil hakkının rayiç değerinin arttığını bildirip davanın reddini dilemiş, birleşen dava ile de , tatil köyünün ortak alanlarında 2004 yılı sonuna kadar yapılan iyileştirme giderlerinden fazla 2008/10160-2009/3233
hakları saklı kalarak 2.388 YTL.nin yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin yenileme katkı payı isteyemeyeceğinden davanın kabulüne, birleşen davanın da reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı şirketin 14.2.2005 tarihli yazısı ile yaptığı ve yapacağı işleri sayarak yıllık olarak belirlediği servis ücretinin dışında, kendisine tanınan yetkiyi kötüye kullanarak ve yüksek olarak “yenileme katkı payı” adı altında ödeme yapılmasını istediği miktarı talep etmeye hakkı olmadığı iddiası ile bu davayı açmıştır. Davalı da tatil köyünün ortak alanlarında 2004 yılına (dahil) kadar yapılan ve devre tatilcilerin de kullanım ve yararına olan bakım, onarım ve yenileme faaliyetleri nedeni ile yapılan giderlerden hissesine düşen bedeli ödemek zorunda olduğunu savunmuştur.
Mahkemece hükme esas alınan 9.1.2008 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda; 8.12.2003 tarihinde tasdik edilen proje gereği anılan tesiste yenileme çalışmalarının 2004 yılında gerçekleştirildiği, daha öncesinde 2001,2002,2003 yıllarında tasdik edilmiş ve tadilat ruhsatı alınmış bir proje bulunmadığı, yeniden yapılan binada mutfak, lokanta, kapalı garaj, jenaratör ve klima ile resepsiyon kesiminin bulunduğu, bunların devre tatilciye bir yararının bulunmadığı, devre tatilcinin mekanına bir değer katmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa benzer dosyalarda Dairemiz bozma kararlarında da ayrıntılı olarak açıklandığı şekilde, davalının objektif iyiniyet kurallarına göre, evlerin ve müşterek kullanıma ayrılan yerlerin normal olarak kullanılabilmesi, varlığını koruyabilmesi için zaruri olan bakım ve onarımı, evlerdeki yıpranan eşyaların zorunlu olarak yenilenmesi için gereken masrafları davacı devre tatilciden sözleşme kapsamına göre isteyebileceğinin kabulü gerekir. Ancak davalı şirketin zorunluluk olmadığı halde, yıkıp genişleterek yeniden yaptırdığını veya yaptıracağını bildirdiği, kendi ticari amacının gerçekleştirecek, tesislerin cazibesini artırıp müşteri çekmek için yaptığı ve zaruri olmayan ek ve yeni tesis yapma yenileme, onarım gibi, harcamalardan dönem sahibinin sorumlu olmaması bu nitelikteki masraflardan dolayı davalı şirketin bir talepte de bulunmaması gerekir. Yine dönem sahiplerinin ancak devre tatil satın aldığı tatil köyüne (tesislere) yapılan masraflara katılmaları gerektiği gibi davalı şirket belirlediği servis ücreti içinde yaptığı bu kabil masrafları dahil ederek istememiş ise, sonradan da bu masrafları isteyebileceğinin kabulü gerekir.
2008/10160-2009/3233
Öyle ise , davacının devre tatil hakkını satın aldığı tatil köyüne ilişkin olarak, 14.2.2005 tarihli yazı ile yapıldığı bildirilen masrafların tümünün neleri kapsadığı, bunların tatil köyünün ikame ve işletilebilmesi için dönem sahipleri açısından yapılması zaruri ve makul olarak dönem sahiplerinin sözleşmeye göre katılması gereken giderler olup olmadığı, bu giderlerin piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığı, davalı şirketin hesaplayıp bildirildiği ve davacının da ödediğini bildirdiği servis ücretlerinin içinde bu masrafların bulunup bulunmadığı, yine birleşen dava açısından da aynı şekilde ortak alanlarda yapılan iyileştirme kalemlerinin neler olduğu konusunda ayrıntılı ve gerekçeli denetime elverişli , konusunda uzman bilirkişilerden alınacak raporla belirlenip, sonucuna uygun karar verilmesi gerekir. Mahkemece eksik inceleme ile sadece 2004 yılında yapılan iyileştirme giderleri belirlenerek, bunlarını da ortak yerlere ait olup devre tatil evine ait olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile birleşen davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıdan ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verild