YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1010
KARAR NO : 2013/8232
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kurum işleminin iptaliyle yaşlılık aylığına hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının 01.05.2009 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekilince; ıslah dilekçesi sunularak, davacının 1479 sayılı Yasa’nın geçici 10. maddesinden yararlanacağının anlaşılması nedeniyle davayı 48 yaşını dolduracağı 13.12.2009 tarihini izleyen aybaşı olan 01.01.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti şeklinde ıslah ettikleri bildirilmiştir.
Mahkemece; davacının 01.05.2009 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
Karar, davalı Kurum vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 13.12.1961 doğumlu davacının 09.04.2009 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, davacının 02.01.1984 – 31.12.1986 tarihleri arasında vergi kaydı, 15.04.1983 – 08.05.1992 tarihleri arasında da Ankara Ticaret Borsası’nda kaydı bulunduğu, davacının ilk prim ödemesinin 26.07.1985 tarihinde yapıldığı, bu tarihten 20.06.1995 tarihine kadar düzenli prim ödemesi bulunduğu, sonraki ödemenin 05.09.2001 tarihinde yapıldığı, bu tarihten 24.03.2004 tarihine kadar da düzenli prim ödemesi olduğu, davacının davalı Kurum tarafından; 02.01.1984 – 08.05.1992 tarihleri arasında 8 yıl, 4 ay, 6 gün ve 29.03.2009 – 07.04.2009 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olarak kabul edildiği, ayrıca davacının prim ödemeleri dikkate alınarak, davalı Kurum tarafından 01.06.1992 – 31.12.1992, 01.02.1993 – 30.09.1993, 01.11.1993 – 31.01.1994, 01.07.1994 – 30.11.1994, 01.02.1995 – 31.03.1995, 01.06.1995 – 31.08.1995, 01.09.2001 – 30.09.2008 tarihleri arasında aynı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edildiği, davalı Kurum’ca; davacının 02.01.1984 – 07.04.2009 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayılması halinde 1.066,69 TL prim aslı, 1.539,92 TL gecikme zammı
olmak üzere toplam 2.606,61 TL borcu olduğunun, ayrıca davacının ödediği primlerin 02.01.1984 – 30.07.2008 tarihleri arasını kapsadığının ve bu tarihler arasında sigortalı sayılması halinde ise prim aslı borcu bulunmadığının, 118,67 TL gecikme zammı borcu bulunduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20/04/1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş, 22/03/1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 02/08/2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Ayrıca; 1479 sayılı Kanun’un 35/a ve 5510 sayılı Yasanın 28. maddesinin sondan bir önceki fıkrasındaki düzenleme gereğince, tahsis talep tarihinde sigortalının prim ve her türlü borçlarının ödenmiş olması gerektiği tartışmasızdır.
Somut olayda; davalı Kurum’un, davacının ödemiş olduğu primlerin 02.01.1984 – 30.07.2008 tarihleri arasındaki süreyi kapsadığını bildirdiği, bu tarihler arasında da davacının 24 yıl, 6 ay, 28 gün sigortalılığı bulunduğu, ancak dosya kapsamından; davalı Kurum’un daha önce davacının ödemiş olduğu primleri isteğe bağlı kabul etmesi halinde 8 yıl, 4 ay, 6 günlük zorunlu sigortalılığı haricinde davacıyı 9 yıl, 4 ay, 27 gün sigortalı kabul ettiği, bu itibarla Kurum’ca bildirilen süreler arasında çelişki bulunduğu, anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, davacının sigortalı sayıldığı sürelerin tespiti istemini de içermektedir. Ayrıca davacı vekilinin yargılama sırasında davacıya 01.01.2010 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktaysa da, davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; davalı Kurum’dan davacının ödemiş olduğu primlerin ne kadar prim ödeme gün sayısına denk geldiği ve hangi tarihler arasını kapsadığını sormak, davacının sigortalı sayıldığı süreleri tespit etmek davacının 1479 sayılı Yasa’nın Geçici 10. maddesi kapsamında tam veya kısmi aylık koşullarını, tahsis talep tarihinde prim borcu bulunup bulunmadığını ödenen primlerin yaşlılık aylığı için yeterli asgari süreyi karşılayıp karşılamadığını tespit ederek değerlendirip sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.