Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2022/1267 E. 2022/13835 K. 12.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1267
KARAR NO : 2022/13835
KARAR TARİHİ : 12.10.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi, davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 12/6. maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşim düzeninin bozulması nedeniyle taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmazın bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemenin kararı davalı idare vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 27.05.2019 tarihli ve 2017/32509 Esas, 2019/10628 Karar sayılı ilâmı ile 27/03/2018 tarihli ve 30373/2 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7103 sayılı Kanun uyarınca değiştirilen 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 12. maddesinin 6. fıkrası ve aynı Kanun’a eklenen geçici 13. maddesi uyarınca işlem yapılmak ve davanın bu nedenle dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş ve mahkemece bozma kararına uyularak davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş ise de; 07.05.2021 tarihli ve 31477 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 03.03.2021 tarihli ve 2018/99 Esas, 2021/14 Karar sayılı kararı ile 27.03.2018 tarihli ve 7103 sayılı Kanun’un 28. maddesiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na eklenen geçici 13. maddenin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği nazara alındığında, 7103 sayılı Kanun ile değişik 12/6 maddesinin 13.10.2011 tarihinde açılan eldeki davaya uygulama imkanı kalmadığından işbu davanın esasına girilerek karar verilmesi gerektiğinden,
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile HMK’nın 371.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 12.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.