YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17331
KARAR NO : 2013/21611
KARAR TARİHİ : 21.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kurum işleminin iptaliyle kesilen aylığın yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı oda kayıtlarının geçersizliği nedeni ile 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığını ve yaşlılık aylığını kesen Kurum işleminin iptalini istemiştir.
Mahkemece; istek gibi davanın kabulüne karar verilmişse de varılan bu sonuç yerinde değildir.
Her uyuşmazlığın, dayandığı işlem veya olayların meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasal kurallara göre çözümlenmesi gerekeceği ilkesinden hareketle yasal koşulların ayrı ayrı ele alınarak Bağ Kur’luluk statüsünün ortaya konması gerekir. 1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
507 sayılı Yasa’nın 2.5.1983 tarihli ve 62 sayılı K.H.K. ve K.H.K’nun aynen kabulüne dair 14.2.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3153 sayılı Yasa ile değişik 5. maddesine göre ise “Esnaf ve Sanatkar siciline kayıtlı esnaf ve küçük sanatkarlar çalışma bölgesi içindeki derneğe kayıt olmak zorundadır. Kayıt zorunluluğunu 1 ay içinde yerine getirmeyenler sicile kayıt tarihinden itibaren geçerli olmak üzere doğrudan doğruya kaydedilirler.” Değişik 119. maddeye göre “ mesleki faaliyette bulunabilmeleri ve ilgili derneğe kaydedilmeleri için sicile kayıtları şarttır.” 62 sayılı K.H.K.’nun geçici 2. maddesinde “Esnaf siciline kayıt ilgili yönetmeliklerin yayımı tarihinden itibaren 1 yıl içinde çıkarılmak zorunda” olduğu bildirilmiş İlgili Yönetmelik ise 1.1.1984 tarihinde yürürlüğe konmuş ve 1 yıllık geçiş süresi 1.1.1985 tarihinde sona ermiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının Türkoğlu Esnaf ve Sanatkarlar Odası kaydına istinaden 22.03.1985 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu … sigortalısı olarak tescil edildiği, oda kaydının 2.2.1974-devam şeklinde olduğu, vergi kaydı ile esnaf ve sicil kaydının bulunmadığı, 1.6.1999 tarihi itibari ile aylık bağlandığı, kurumca oda kayıtlarında yapılan teftiş sonucunda davacının oda kaydına istinaden kazandığı sigortalılık süresinin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Sosyal Güvenlik ve Kontrol Memurluğu’nun 1.9.2010 tarihli raporuna göre; Türkoğlu Esnaf ve Sanatkarlar Odası üye kayıt defterinde noter tasdikinin bulunmadığı, üyeye ait kimlik bilgilerinin yeterli olmadığı, üye kayıt numaralarının müteselsil sırayı takip etmediği, davacının kaydının bulunduğu hizada silinti, kazıntı ve başka kalem kullanılarak düzeltmeler yapıldığının izlendiği ve 13.8.1975-31.12.1975 tarihleri arasında taşeron işi nedeni ile vergi kaydının bulunduğu gerekçesi ile davacının oda kaydının geçersiz olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Oda kayıtlarının çok eski tarihlerde başlamasına ve sadece oda kaydı olduğu halde vergi mükellefiyeti ve esnaf sicil kaydı olmaksızın bağımsız çalışmalarını devam ettirmesine rağmen 8.4.1999 tarihli işe giriş bildirgesi ile … sigortalılığı 22.3.1985 tarihinde başlayan davacının, primlerini ödemek sureti ile işe giriş bildirgesini Kuruma verdikten 2 ay sonra yani 1.6.1999 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya başlaması, oda kayıtlarındaki silinti ve kazıntı bulunduğunun Kurum müfettişleri tarafından tespit edilmesine göre oda kayıtlarının güvenirliği konusunda tereddütlerin oluşmasına neden olduğu ve bu durumda bir takım kişilere sigortalılık kazandırılmaya çalışıldığı hususundaki şüpheleri artırdığı anlaşılmaktadır.
Gerçek ve fiili bir çalışmaya dayandığı kanıtlanamayan oda kaydının, vergi ve esnaf sicil kaydı da olmadığından tek başına sigortalılık hakkı kazandıracağı düşünülemez. Bu durumda davacının yıllarca sürdürdüğünü iddia ettiği bağımsız çalışmasına ilişkin maddi delil ve belgelerinin bulunması gerekir. Salt, soyut tanık sözleri ile de sonuca gidilemez.
Yapılacak iş, oda kayıtları getirtilip, alanında uzman bilirkişi tarafından kayıtlar üzerinde silinti, kazıntı yapılıp yapılmadığı tespit edilip, silinti ve kazıntının varlığı halinde oda kayıtlarının güvenilirliğinden söz edilemeyeceğinden, davacıya söz konusu oda kaydında sözü edilen mesleği icra ettiğine dair maddi delillerini ibraz etmek için süre vererek, bu mesleği sonrasında da devam ettirip ettirmediğine ilişkin tüm delilleri sunması sağlanarak gerekirse zabıta, maliye, muhtarlık marifetiyle davacının kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının olup olmadığı araştırılıp, davacının sigortalılık elde edebilmesi için sonradan oluşturulması kuvvetle muhtemel olan oda kaydının gerçekliğinin hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya koyulduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.